30 Ağustos 2009 Pazar

ATATÜRK’E SALDIRILAR

Son yıllarda bilinçli bir biçimde Atatürk’e ve Kurtuluş Savaşı’na saldırılar yapılıyor. Saldırılar sinsice ve planlıdır. Bu nedenle bunlara karşı durmak, her Cumhuriyet yurttaşının başlıca görevidir.

“Atatürk’ün İngilizlerce Samsun’a gönderildiği ve Kurtuluş Savaşı’nın bir düzmece olduğu” yalanı, öteden beri söylenegelir. Ancak son yıllarda yalanların dozunda belirgin bir artış vardır. Önceden Kurtuluş Savaşı'nı evliyaların yaptığını söylerlerdi. Şimdi ise kesin inkâr var; fakat evliya masallarından da vazgeçmiyorlar. Yurtseverler bu yalanlara karşı gerçekleri koyarak mücadele etmelidir.

Saldıranlar kimlerdir? Batı emperyalizminin işbirlikçi liberalleri, irticacılar ve bölücülerdir. Niçin saldırıyorlar? Atatürk’ün devrimlerine karşı oldukları için. Anladık beyler, siz Atatürk’e karşısınız, devrimler kimyanızı bozuyor. Hatta Atatürk karşıtlığı sizi öyle bir noktaya getirdi ki Atatürk’ün dünyada ne kadar düşmanı varsa hepsiyle Atatürk’e ve Cumhuriyet’e karşı ittifak yapabiliyorsunuz. Atatürk düşmanlığıyla karartılan gözleriniz, sizi yok edip yutmak isteyen düşmanlarınızı dahi görmüyor. Yalnızca Türk Ulusunu değil, tüm mazlum uluslara yol göstererek onların kurtuluşunu sağlayan Atatürk düşmanlığınız anlaşılır gibi değil. Dolayısıyla sadece kendi ulusunuza değil, Kurtuluş Savaşımızı örnek almış milyarlarca insana da zarar verip düşmanlık yapıyorsunuz.

Tamam, Atatürk’e saygı duymuyorsunuz, vatanı için canını veren şehitlerimize de mi saygınız yok? Büyük bir özveriyle düşmanı yurttan kovmuş gazilerimize de mi saygınız yok? Günlerce, gece gündüz demeden İnebolu’dan cepheye mermi taşıyan elleri öpülesi kadınlarımıza da mı saygınız yok? Hem Karadeniz'in azgın dalgalarıyla hem de düşman gemileriyle boğuşarak Mehmetçik'e silah taşıyan, türkülerde destanlaşan Karadenizli denizcilere de mi saygınız yok? Hiç kendinize: “Kastamonu’nun Ersizler Köyü’nün adı niye ersizlerdir?” diye sordunuz mu? Afyon’dan, Kütahya’dan, Polatlı’dan, İnönü’den geçerken şehitliklere uğrayıp bir fatiha okudunuz mu?

Büyük Taarruz’da yiyecek bulan süvarilerin yiyeceklerini önce atlarına yedirmelerinin nedenini düşündünüz mü? Bunu düşünmezsiniz, çünkü işinize gelmez, ben söyleyeyim. Atların güçten düşmemesi içindi, çünkü at olmadan süvari de olmaz. Siz çarıklarını ıslatıp yediği için savaşı yalınayak sürdüren askerlere de mi saygı duymuyorsunuz? Siz açlığını bastırmak için çakıltaşı yutan insan gördünüz mü, duydunuz mu? İşte Kurtuluş Savaşımızı öğrenme hevesiniz olsaydı, bu insanların da Mehmetçiklerimiz olduğunu öğrenecektiniz.

Siz dünyanın bütün rekortmen maratoncularını toplasanız, onları Akşehir‘den İzmir’e on dört günde koşturabilir misiniz? İşte, sizin emperyalistlere yağcılık uğruna inkâr ettiğiniz Büyük Taarruz'da böyle bir mucizevî rekorun da sahibidir Mehmetçik. Bu emeğe, bu inanca, bu özveriye, bu vatan aşkına saygı duyun hiç olmazsa.

Siz Nezahat Onbaşı, Şerife Bacı, Erzurumlu Kara Fatma, Hafız Selma İzbeli, Gördesli Makbule Hanım, Çete Emir Ayşe, Tayyar Rahmiye, Tarsuslu Kara Fatma, Kılavuz Hatice, Saime Hanım, Domaniçli Habibe, Yirik Fatma, Nazife Kadın ve burada adlarını yer darlığından sayamayacağım yüzlerce kadınımızın neden tarihe altın harflerle yazıldıklarını merak ettiniz mi? Merak edin, öğrenin, öğrenince de saygı duyarsınız belki!

Emperyalistlerle işbirlikçilik artıkça ulusal değerleri ve tarihsel başarıları küçümseme de artıyor bir kısım zevatta. Özgüven eksikliği, aşağılık duygusu, ideolojik saplantılar ve geçmişten gelen intikam arzusu; onları işbirlikçiliğe yöneltiyor, emperyalizmin kucağına atıyor. Toplumumuza, özellikle de gençlere içten içe bir yabancı hayranlığı, güce tapınma, safsataya inanma, kendi tarihini ve kahramanlarını görmezden gelme duygusu aşılanıyor. Bu da maalesef bizim insanlarımızca yapılıyor. Yani “Ağacın kurdu içinde olur.” atasözü doğrulanıyor.

Nedir bu İngiliz hayranlığı? Siz, İngiliz’e güvenip saygı duyacaksınız, akıl almaz safsatalara inanacaksınız; lakin kendi ulusunuza inanıp saygı duymayacaksınız. Yurdumuzun her köyünde, kasabasında, kentinde binlerce anı vardır Kurtuluş Savaşı'mıza dair. Gidin, dinleyin, bakalım yüreğinizde bir heyecan belirir mi?

Unutmayın ki Mehmetçiğin adı, peygamberin adından gelir. Buna da mı saygınız yok.

İnsanın ve toplumun emeğine saygı duymayan, kendini hep küçük gören, boyun eğmeyi yaşam biçimi olarak benimseyen, hep kişisel çıkar peşinde koşan kişilerden ulusal refleksler beklenemez. Atatürk’e ve Kurtuluş Savaşı'na karşı çıkmalarının asıl nedeni, Cumhuriyet devrimlerini bir türlü içlerine sindirememeleridir. Kendilerini hala ortaçağın karanlık dehlizlerinde düşünmeleridir. Bilinmelidir ki karanlık mağaralarda yarasalar, aydınlık gökyüzünde ise binlerce kuş kanat çırpar. Hep daha yükseğe, daha büyük özgürlüklere…

Dünyadaki tüm ulusların saygı duyduğu hatta düşmanların bile şapka çıkardığı Mustafa Kemal’e saygı duymak yurttaşlarımızın tümünün görevi olmalıdır. Kahramanlarına saygı göstermeyen, onlara sahip çıkmayan toplumlar ayakta duramazlar. Türk Ulusu, bugüne kadar binlerce kahramanlık destanı yazmıştır; bundan sonra da yazabilecek güçtedir. Kısacası, su yatağını bulacaktır.

Adil Hacıömeroğlu
30 Ağustos 2009

3 yorum:

  1. NEVRUZ

    Size katılıyorum, yüreğinize sağlık.
    Bunlar vatan haini,gerçek vatan sever buna dur diyecektir.Kemalizim öğle kolay kolay yıkılmaz.Sizinde dedeğiniz gibi Türk Ulusu, bu güne kadar binlerce kahramanlık destanı yazmıştır. Gine yazacaktır.

    YanıtlaSil
  2. Emperyalistler Anadoluda bu kadar direnişle karşılaşacaklarını hiç düşünememişler , hasta adam , kolay lokma olarak istediklerini yapabileceklerini ummuşlardı . Hazmedemedikleri budur . Bir gün bunun hesabını soracaklarını zaten Lozan'da dile getirmişlerdi. Bükemediğin eli öpersin hesabı Atatürk'e saygılarını dile getirmişlersede gizli bir kin ve öfke duyacakları açıktır . Bu gün ortada dolaşan haritalar gözardı edilmemeli , her adım dikkatli atılmalıdır...Teşekkür ederim .

    YanıtlaSil
  3. DOĞRU BİRDİR Kİ OLMAZ GÜZEL DÜŞÜNCELER DOĞRU SÖZLER NEYZEN ÜSTADIM DERKİ..İŞGALDEKİ HALİNİ SAKIN UNUTMA ATATÜRKE DİL UZATMA SEBEBSİZ SEN ANANDAN YİNE DOĞARDIN AMMA BABAN KİMDİ BİLEMEZDİN ŞEREFSİZ..

    YanıtlaSil