14 Ağustos 2010 Cumartesi

BU VATAN NASIL KURTULDU?

“Bu meclis, İstanbul meclisinin devamıdır. Ben de zaten İstanbul meclisinin reisiyim. Yeni intihaplara (seçimlere), yeni kanunlara ne lüzum var? Ben reislik sandalyesine oturayım, siz de benim işlemiş iki aylık maaşımı vermenin yolunu arayın!” Bu sözler, İstanbul’daki son Osmanlı Meclisi’nin başkanlığını yapan Erzurum milletvekili Celalettin Arif Bey’e ait.

İstanbul, 16 Mart 1920’de itilaf devletlerince resmen işgal edildi. İşgalle birlikte meclisi basan İngiliz askerleri, Temsil Heyeti’nin iki önemli kişisini de gözaltına aldılar. Bu hareketin etkisiyle padişah Osmanlı Meclisi’ni dağıttı. Bazı yurtsever milletvekilleri de İngilizler tarafından Malta’ya sürüldüler. İşte, bu dağıtılan meclisin başkanı Celalettin Arif Bey de zorlu bir yolculuktan sonra Ankara’ya gelir. Yokluklar içinde, iç isyanların tehdidi altındaki Ankara’ya. Haklarında padişah tarafından idam fermanları çıkarılan Mustafa Kemal ve arkadaşlarına katılır. 23 Nisan’da açılan TBMM’de milletvekili olarak yerini alır. Baştan itibaren Atatürk’e karşı muhalefetin de öncülerindendir. Yatacak yer, yiyecek ekmek, giyecek elbise, düşmana atacak mermi bulamayan Ankara yönetiminden bu zatın isteği, İstanbul meclisi başkanlığının aylığını almak. Bu nedenle de Mustafa Kemal’in meclis başkanlığına karşı çıkarak asıl meclis başkanının kendisi olduğunu savunuyor.

Peki, dünyaya meydan okuyan, bağımsızlık aşkıyla her şeyi göze alan Kuva-yı Milliyeci nasıl birisidir? İşte yanıtı: “Kuva-yı Milliyeci, yalnız milli vicdanından emir alan, mücadelesinde yılmadan hayatını istihkar eden, ferdi menfaatlerden tamamıyla uzak, milli bir aşkla içi yanan, emperyalistlere ateş püsküren, cesur, yiğit, milliyetçi ve halkçı bir kuvveti temsil ediyordu. Kuva-yı Milliyeciler, hürriyet ve istiklal için Milli Mücadele’ye giriştiler. (Enver Behnan Şapolyo, Kuva-yı Milliye)” Bu tanımda her şey çok açık değil mi?

Şimdi de o bunalımlı, zor dönemin bir başka kişisini, kahramanını tanıyalım. Uşak’ın Bozkuş köyünden Hoca İbrahim Efendi (Tahtakılıç), sarıklı ve ulusal sorunlara duyarlıydı. Alaşehir Kuva-yı Milliye Kongresi’nin toplanmasına öncülük etmiş, Milli Mücadele sırasında da Uşak’ta işgale karşı direnişe öncülük yapan bir yurtsever.

“Bir gün, bir Dumlupınar ziyareti dönüşü, rahmetli Alaettin Tiritoğlu ile İbrahim Efendi’nin Bozkuş köyüne gittik. Hoca’yı ilk defa orada tanıdım. Ne yiğitçe konuşuyordu! Kuva-yı Milliye devrinde köylerden aldığı her torba samanın, her ölçek bulgurun, buğdayın hesaplarını, santimine kadar birtakım sarı bakkal defterlerine yazmıştı. Bize bu defterleri sandığından, kutsal emanetler gibi çıkarıp gösterdi:

─ Vasiyet ettim. Beni bunlarla beraber gömecekler. Eğer milletten aldığımın bir habbesi yerine harcanmamış ve benim kursağımdan geçmişse Allah bana hesabını sorsun diye…

Bunları söylerken kırış kırış gözleri, içten gelen damlalarla ışıl ışıldı. Sonra, çocukları adına da bir andı vardı:

─ Savaşlar bitince beni mebus seçtiler. Ankara’ya yolladılar.

Fakat çocuklarım adına bir ahdım var: Büyüsünler, adam olsunlar, son santimine kadar hesabımı çıkarıp şu fakir milletten mebus maaşı diye aldığımız paraları devlet hazinesine geri versinler. Böylece bizim de bir hizmetimiz geçmişse, bari hak yoluna hizmet sayılsın… (Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam)”

İşte, vatanın kurtuluşunda da Cumhuriyet’in kuruluşunda da var olan düşünce, özveri, yurtseverlik; Hoca İbrahim Efendi’nin söz ve davranışlarına yansıyan bu yüce gönüllülüktedir.

Acaba günümüzde TBMM’de Celalettin Arif Beyler mi, yoksa Hoca İbrahim Efendiler mi çoğunluktadır? Yoksul halkın parasından yüksek aylıklarla sefa sürenler, bir kez olsun, bu paraları hak etmediklerini hiç düşündüler mi?

Şu da bilinmelidir ki İbrahim Efendi gibi mebusların aldıkları maaşlar analarının ak sütü gibi helaldir. Çünkü onlar bize bir vatan, özgürlük ve tam bağımsız bir Türkiye kazandırdılar. Şimdiki milletvekillerimiz acaba bize ne kazandırıyorlar? Dilim varmıyor, ama yoksa bir şeyleri mi kaybettiriyorlar?

Adil Hacıömeroğlu
12 Ağustos 2010
Not: 16 Ağustos tarihli Ulus Gazetesi’nde yayımlamıştır.
Yazılarımı http://adiladalet.blogspot.com ‘dan okuyabilirsiniz.

10 yorum:

  1. Çok anlamlı iki örnek vermişsiniz Adil bey .İşte o yüce gönüllülük ve yurtseverlik sayesinde bu vatanı kazandık . Kıymetini bilelim , yabancı oyunlarına gelmeyelim .
    Kaleminize sağlık , çok teşekkür ederim .

    YanıtlaSil
  2. Aydın CİVCİK17 Ağustos 2010 21:29

    Kalemine ,zekana sağlıklar dilerim.Öncelikle belirtmeliyim ki nerede o ulus , ülke sevğisi ve haketme ahlakı.Toplumda bozulma en üst seviyede. Şu an Celalettin Arif Bey gibileri çok revaşta . Ülke sevdası ve adaletli olma sevdalısı , İBRAHİM EFENDİ gibileri,ara ki belki bulabilirsin. Toplum olarak İBRAHİM EFENDİ gibi olmazsak sonumuz hüsran. bunuda anlamalıyız artık.

    YanıtlaSil
  3. Celalettin Arif Bey para ve koltuk derdinde. Başarıyor ve her ikisini de ele geçiriyor. Bugün popüler olan tiplemeyle aynı. Hoca İbrahim Efendi ise tam bir vatansever. Anadoluda bu tipte insanlara "helal süt emmiş" veya "adam gibi adam" derler. Ancak bu tip insanlar artık yok gibi. Veya varda medya onları yok saydığı için biz okuyucuların da gözünden kaçıyordur. MUZO

    YanıtlaSil
  4. Yazınız çok güzel Adil bey. zamanımızda çok bol olan bir tiplemeden sözetmişsiniz. Celalettin arif beyler oldukça fazla asla ölüm falan da hak hakikat de akıllarının ucundan bile geçmiyor. Onlara yiyin efendiler yiyin.aksırıncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin demek geliyor içimden. Hoca İbrahimler ise çok az kaldı. Onlara sıkıca sarılmalı ve bu vatanı geride kalanlarımıza saklamak için mücadele etmeliyiz.

    YanıtlaSil
  5. HANIM GEÇEN GÜN ŞÖYLE DEDİ.BİZİM ZAMANIMIZDA KÖYLERİMİZDE ŞİMDİKİNİN 10 KATI ÇOCUK VE AİLE VARDI AMMA TEKTÜK HACI ÇIKARDI.BENDE DEDİM Kİ:HACIYA GİDEBİLMEK İÇİN GÜCÜNÜN YETMESİ YETMEZDİ,KAMUOYUNUN BUNU ONAYLAMASI GEREKİRDİ.NEREDE NE HAYIR İŞLKERİ EYLEMİŞ KAÇ KM YOL DÖŞETMİŞ ,KAÇ ÇEŞME,SARNIÇ YAPTIRMIŞ YADA İMARETHANE AÇMIŞ DİYE SAYILIRDI.ŞİMDİ ÇOCUKLARI TORUNLARI AÇ AÇIK AİLELER ELLERİNDEKİ 3 DÖNÜM TOPRAĞI SATIP HACCA GİDİYORLAR.İNSANLAR TÜKETİM TOPLUMUNUN PARÇASI YAPILMIŞ BORÇLA GÜNÜNÜ YAŞIYORLAR.BUNA ATATÜRK ŞÖYLE DEMİŞTİ EMPERYALİZMİN SÖMÜRÜSÜ VE KAPİTALİZMİN AFETİ.ŞİMDİ ÖZGÜRLÜK ADINA YAPIYORLAR HERŞEYİ CELALETTİN ARİF GİBİLER TONLA .MİLLET AÇ,VEKİLLER TOK SANKİ MİLLETTEN ALACAKLI TÜCCAR BANKACILAR SANKİ.HAKKIMI HELAL ETMİYORUM.BENİ TEMSİL ETMİYORLAR ARTIKIN.BENİM İÇİN ÖLÜDÜRLER.TEMSİLDE ADALET VE KATILIMCI DEMOKRASİ İSTİYORUM.ORAYA GİDECEKLER TAHTAKILIÇ HOCALAR GİBİ HELAL HARAMI BİLEBİLECEK HALKÇI,MİLLİYETÇİ VE MÜTEDEYYİN DİNDARLAR OLMALIDIRLAR.YÖRÜK MEHMET SEZER.

    YanıtlaSil
  6. Hocam geçende yazmıştım ya, yazılarınıza tarih güncellemesi yapın bugün yazılmış gibi yayınlayın diye. Ne ilginç hakikaten. Hala değişen hiçbir şey yok. Haktan hukuktan bahsetmişken hemen araya sıkıştırıverelim. Her toplum laik olduğu şekilde yönetilir diye bir deyiş var malum. Ben bu sözü çok önemsiyorum. O günlerin halkıyla şimdiki halkı bir mukayese edelim. O dönemin o asil milletiyle şimdikini nasıl karşılaştırabiliriz. Ülkesi vatanı için sıtında bebesi omuzunda top mermesini taşıyacak kaç tane yurttaş bulabiliriz. Böyle oluncada böyle millete böyle vekiller çok bile. Vekillerimizin karakterine gelince, halk ne yaptıklarını anlamış onlar için hiç önemi yok. Tepki vermesin halk isterse arkalarından hırsız desin. Hiç umurlarında bile olmaz. Onların değer yargıları bir başka çünkü. Saygılarımla. ADNAN YİĞİTER

    YanıtlaSil
  7. İBRAHİM EFENDİ GİBİ VATANSEVERLER VE CELALETTİN ARİF BEYLERDE VAR HEPTE VAROLACAKLAR.DİLEĞİMİZ AZ OLSUNLAR.BİZLERDE ARTIK,RTE NİN DE DEDİĞİ GİBİ
    İZİNDEYİZ GAFLETİNDEN KURTULALIM.YAPACAK O KADAR ÇOK İŞİMİZ VAR Kİ .BANA GÖREDE EN BAŞTA MİLLİ ŞUURA SAHİP GENÇLER YETİŞTİREREK İŞE BAŞLAMALIYIZ... YAZINIZ HERZAMAN Kİ GİBİ SÜPER ELLERİNİZ DERT GÖRMESİN ADİL BEY...

    YanıtlaSil
  8. Ellerinize sagLik cok güzel olmus , evet sonucta secilen vekiller kimin icin orda olduklarInI unuttuklarIndan dolayI bu sorunlar basLIyor kisisel menfaatler hakIn menfaatlerinin önüne geciyor nasIl olsa bir kere secilirim ,bu defasInda sülaleme yetecek kadar calmam gerek mantIgI èlkemizi ucurumun kenarIna getirdi ,devlet maLI deniz yemeyen domuz gibi batIl sözler bizi icten cökerti umut yok degil var umut yine milletimizin olaylara el koymasI hesap sormasI baska yoluyok .

    YanıtlaSil
  9. Ellerinize sagLIk güzel olmus , sonucta secilen vekiller kisisel menfaatleri Milletin menfaatlerinin önüne geciyor ,hesap soracak olan Milletimiz secimden secime halka giden vekilden ne yüzle geldin diye bilmeli vekilde zaten Allah korkusu yok ise nasIl olsa bir kere secildim deyip sülalesine yetecek kadar caLIyor ,bizi icten yIkan Devlet MaLI deniz yimeyen domuz gibi bu sözler Allah korkusu olmayanlar icin kIlIf .

    YanıtlaSil
  10. Celalettin Arif Bey'ler bugün amaçlarına ulaşmış, iktidar koltuklarında; Hoca İbrahim'leri esir edip yargılamakla meşguller!!! Akıl tutulmasına uğramış seyirciyse tribünde mahsur kalmış! Talip Zeki OKUR

    YanıtlaSil