27 Kasım 2011 Pazar

SABİHA GÖKÇEN VE ALİ ÇETİNKAYA

Gün geçmiyor ki AKP sözcülerinden biri, adı Cumhuriyet’le özdeşleşmiş ve tarihe mal olmuş birisine saldırmasınlar. Tek amaçları; dünyadan göçüp gitmiş, ama Türk Devrim tarihine altın harflerle yazılmış cesur yürekli yüce gönüllü bu insanları akıllarınca itibar kaybına uğratmak.

Dersim tartışmaları tam gaz sürerken AKP’nin çiçeği burnunda vekillerinden biri Sabiha Gökçen’i hedefe oturttu. Bu vekilimiz seçim öncesinde yandaş medyada köşe yazarlığı yapmış. Dolayısıyla da ekranların renkli ve vazgeçilmez simalarından. Terör örgütüne “pekeka” diyerek bu konuda orta yolu bulmuş bir mucit. Gerçi TBMM’ye girdikten sonra “pekaka” demeye başladı. Neden Sabiha Gökçen?

Gökçen, Atatürk’ün manevi kızı. Yaşamı tam bir başarı öyküsü. Ayrıntılara girmeye gerek yok. Türkiye’nin ilk kadın pilotu. Dünyanın ilk kadın savaş pilotu. Yurtiçi ve yurtdışında alıyor eğitimini. 16 Haziran 1938’de Yeşilköy’den uçağıyla havalanarak Balkan ülkelerini dolaşır. Sırasıyla Atina, Selanik (Atatürk’ün evini de ziyaret ediyor.), Sofya, Belgrat ve Bükreş’i ziyaret ederek İstanbul’a döner 22 Haziran’da. Ayrılışında olduğu gibi dönüşünde de coşku egemendir havaalanında. Coşkun kalabalık gururla karşılar onu. Gittiği her ülkede resmi törenlerle saygı ve hayranlıkla karşılanır. O günler Balkan Paktı’nın yaşama geçirildiği günlerdir. Mustafa Kemal’in dehası Balkan ülkelerini bir araya toplamakta. Savaş bulutları yok olup barış egemen olmakta bölgeye. Türkiye bölgenin ve dünyanın örnek ve saygın ülkesi.

Bu arada Gökçen’le ilgili önemli bir olayı anımsamadan geçmemeli. Yıl 1937, Hatay sorunu nedeniyle Fransa ile büyük bir satranç oynanmakta. Atatürk için Hatay, büyük bir ulusal dava ve onur sorunu. Gökçen, Atatürk’ün emriyle Fransız elçisinin önünde havaya üç el ateş ediyor ve şu sözleri haykırıyor: “Hatay'ın vatana katılması için gerekirse silahlanırız.” Bu ileti Fransızlarca alınıyor. Hatay’ın anavatana katılması süreci hızlanıyor.

Sabiha Gökçen, ne zaman başarıyor bu ilkleri? Dünyada havacılığın “h”sinin bilinmediği bir dönemde, hem de kadının esamisinin okunmadığı Ortaçağ’ın zifiri karanlığının bulutlarının Cumhuriyet aydınlığıyla dağılmakta olduğu bir zamanda. Bir kadın olarak erkeklerin bile başarmakta zorlandığı bir alanda dünya çapında başarılara imza atarak ilkleri başarmak… Feodal gericiliğin ezdiği, yok saydığı Türk kadınına örnek olup yol göstermek… Ona, en zor işleri bile başarabileceğini göstermek… Ortaçağ artığı kafaların kabul edebileceği bir şey midir bu? Böylesi büyük bir başarı öyküsü olan bir kadını eleştirmek mi, yoksa baş tacı etmek mi gerek? Dersim üzerinden Cumhuriyet’in örnek bir kadınını suçlu göstererek halkın gözünden düşürmenin kime, ne yararı var? Kime mi? Cumhuriyet’e, Türk Ulusu’na, Atatürk aydınlığında yeşeren kadın haklarına düşman olanlara.

* * *

22 Kasım günü RTE, Dersim’le ilgili kendince belgeleri açıklayan bir konuşma yaptı. Herkesin bildiği birtakım “belge”leri kamuoyuna açıkladı. O, konuşurken Türkiye’ye düşman bir ülkenin başbakanı konuşuyor sandım. Üslubu kin ve intikam doluydu. Kime mi? Cumhuriyet’in kurucu kadrosuna. Tabi ki Cumhuriyet’e.

Üçüncü belgeyi okuyor kendince, iyice coşmuş. Belgenin altındaki imzaya sıra geliyor: Nafia vekili, yani Bayındırlık Bakanı Kel Aliço, Ali Çetinkaya. Ali Çetinkaya, İskilipli Atıf Hoca'yı düzmece bir mahkemeyle, ‘kararın infazına, şahitlerin sonra dinlenmesine’ diyerek idam eden, kel Ali Lakaplı Hâkim. Bu CHP bu işte...” O kadar coşmuş ki Kel Ali’yle Kel Aliço’yu karıştırıyor (AKP’nin internet sitesindeki metinde burası düzeltilmiş.). Kel Aliço, Kırkpınarı yirmi yedi kez kazanmış bir başpehlivanımız. Olsun, kim bilecek? Dil sürçmesidir, deyip konumuza dönelim.

Neden Ali Çetinkaya’ya bu nefret ve öfke? Yirmi yaşında harp okulunu teğmen olarak bitirmiş, cepheden cepheye koşmuş bir yurtsever. Yüzbaşı oluncaya kadar geçen süre içerisinde Makedonya ve Arnavutluk dağlarında çetecilere karşı mücadele vermiş. Hareket ordusuyla İstanbul’a gelmiş, gerici kalkışmanın bastırılmasında rol oynamış. Trablusgarp’ta Mustafa Kemal ve diğer gönüllü subaylarla omuz omuza çarpıştı. Birinci Dünya Savaşı’nda Kafkasya, Makedonya ve Irak cephelerinde savaştı. Kut’ül Ammare’de İngilizlerin teslim alınmasında önemli rol oynadı. Göğsü onur ve başarı madalyalarıyla dolu bir kahraman.

Mondros Anlaşması’ndan sonra Batı Anadolu’yu işgale başlayan Yunanlılar, Ayvalık’ta Çetinkaya’nın kumanda ettiği alayın ateşiyle karşılandı. Oysa, İstanbul’dan Türk birliklerine “Direnmeyin!” çağrıları yapılamaktaydı. İşte, Kurtuluş Savaşı’mızın ateşini yakan Ali Çetinkaya’dır. Daha kongreler toplanmamış, meclis açılmamış, Anadolu’da işgale karşı örgütlenme başlamamış. Ayvalık direnişi tüm yurtta Kuvayı Milliye direnişlerinin fitilini ateşledi. Böylesine bir yürekli adamdır o. Vatan ve millet söz konusu olunca tereddütsüz silaha sarılan örnek bir kahraman.

İstanbul’un işgalinden sonra meclis İngilizlerce dağıtılıp yurtsever milletvekilleri Malta’ya sürülünce Ali Çetinkaya da bundan nasibini alıyor. Sürgün bitince Ankara’ya gelip TBMM’de görevini sürdürüyor. Gazi meclisin kararlı bir üyesi oluyor. İstiklal Mahkemelerindeki görevleri sırasında Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet düşmanlarının yargılanmalarında bulunuyor. Bir devrimci olarak gereğini yapıp Cumhuriyet Devrimini, ülkenin bütünlüğünü savunuyor. Nafıa (Bayındırlık) bakanlığı sırasında başta Ankara olmak üzere Türkiye’nin imarı hareketinde harikalar yaratıyor. Bugün bakanlıkların kullandığı sağlam, taş yapıların hemen hepsi O’nun yapıtı. Cumhuriyet’e, ulusuna adanmış bir yaşam.

Düşmana ilk kurşunu atarak direnişi başlatan, Ortaçağa karşı Türk Devrimi’nin savunucusu olmuş yürekli bir yurtseveri hedef tahtasına oturtmanın kime, ne yararı olur ki?

Ali Çetinkaya ve Sabiha Gökçen… Türk Devrimi’nin önemli iki siması. Böylesine önemli iki Cumhuriyet değerine saldırmaktaki asıl amaç, Atatürk’ü hedef tahtasına oturtmaktır. Cumhuriyet kalelerini bir bir devirerek Atatürk kalesini yıkma çabasıdır bu. Bu değirmene su taşıyanlar, acaba ne yaptıklarının farkındalar mı?

Not: Arşivleri açmaya meraklı başbakan İngiliz Muhipler ve Kürt Teali cemiyetlerinin belgelerini heyecan ve coşkuyla okusa da bilgilensek.

Adil Hacıömeroğlu
25 Kasım 2011
Not: 28 Kasım 2011 tarihli Kent Yaşam Gazetesi’nde yayımlanmıştır.
Yazılarımın tümü http://adiladalet.blogspot.com dan okuyabilirsiniz.

17 yorum:

  1. Teşekkükler Dost..
    Hakan Türe...

    YanıtlaSil
  2. Adil bey çok güzel bizleri bilgilendirmişsiniz herzaman gibi....yönetenler osmanlılarla övünmekte ,kanallarda diziler fazlasıyla buna destek vermekte ne yazık ki....amaçları belli....ATATÜRK çizgisinden uzaklaşmak....tabiki bu mümkün olmayacak....ATATÜRK düşünce ruhu herzaman yaşayacak, bizlere yol göstermeye ve uğurda gerekirse canımız pahasına mücadeleye devam edeceğiz....başka TÜRKİYE yok....saygılar.......fatma öztürk.....

    YanıtlaSil
  3. Sabiha GÖKÇEN,Ali ÇETİNKAYA...Bakalım sırada daha kimler var.Parti parti,hepsi birden olmaz.Gündem yaratma
    Sayfamdaki paylaşımlarınız için teşekkürler ADİL BEY...

    YanıtlaSil
  4. Teşekkürler Adil bey, Kaleminize sağlık, yüreğinizede...
    Beyhan Tan Çamurlu

    YanıtlaSil
  5. HALA ANLAMAYANLARA :İSKİLİPLİ ATIF HOCAYI ASTIRAN KEL ALİ LAKAPLI YARGIÇ.OYSA DÖNEMİN BAYINDIRLIK BAKANI ALİ ÇETİNKAYA ONUN DA ADI KEL ALİÇO ÖYLE Mİ?SAPLI SAMAN KARMASINI VATANDAŞ YUTUYOR İŞTE.YÖRÜK MEMED

    YanıtlaSil
  6. Kaleminize ve ağzınıza sağlık.Bu bölücülük ve özerklik hikaye bence..Artık kürt kökenli kardeşlerimizde anlamışlardırki ;faraza bugün orada özerk bir yer açılsa 20 yıl içersisinde o bölgede ne kadar kürt kökenli varsa hepsi ya asimile edilecek yada soykırım yapılacak ve bir gün bir sat içerisinde ermenistan oluvermiş.bu kadar basit.Gelelim Dersim olayına;Okul,yol,köprü,hastane yapmışlar tümünü yakmışlar..kim bunlar oradaki kürt derebey ağaları.Atatürk bu bölge halkının yüzde seksenini Kİ BUNLAR ÇOĞU TÜRKMEN AŞİRETİDİR-OSMANLI DÖNEMİNDE ALEVİ DÜŞMANLIĞINDAN SIĞINIP BURAYA GÖÇMÜŞLER FAKAT BURADADA DEREBEY AŞİRETLERİNİN ACIMASIZ BASKISINA GİRMİŞLERDİR.İşte göç ettirilen bu halk türkiyenin heryerine dağılmış ..ve doktor,kaymakam,general,başbakan cumhurbaşkanı olmuşlardır..bunlara geniş topraklar verilmiştir..O dönemden kalma halen yaşayanlar var.Keşke arşivler açılsa...da ahkam kesenlerin hallerini görsek.Ben tarihçi değilim fakat kuzenlerim araştırmacı ..Sabiha Gökçen ve Ali Çetinkaya ismini asla tarihten silemiyecekler.Allaha çok yakın olduğunu sanan (Sahte kıbleciler bunlara müslüman bile denmez.)bu emperyalist uşakları yada kemik yalayıcıları elbette merdivenden çıkarken bunun aşağı inişide olduğunu ve iniş sırasında çıkanlarla karşılacabileceklerini unutmazlar..Ve bunun çok iyi farkındalar.

    YanıtlaSil
  7. ATAMI ELEŞTİRMEK KİMSENİN HADDİ DEĞİL. BUNU DÜŞÜNENLER BU ÜLKEYİ TEK ETSİNLER.NE YAPARLARSA YAPSINLAR GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜK'ÜN FİKİRLERİNİ SİLEMEZLER.

    YanıtlaSil
  8. cumhiriyeti ayakta tutan tum degerlere pilanli bir sekilde saldiriliyor..ana hedef ataukun kendisi..tesekkurler ustat..

    YanıtlaSil
  9. adil bey makalenizi çok beyendim vatan için canını fedadan çekinmeyen kahramanlarımıza yapılan bu saldırılar bizi çok üzüyor yüreğinize sağlık

    YanıtlaSil
  10. Cumhuriyetin kayalarına kafa atmaya çalışıyorlar. Oysa onların kendi kafalarından daha sağlam ve vatan toprağına kaynaşmış olduklarını ergeç anlayacaklar.
    Dilinize sağlık

    YanıtlaSil
  11. Erdoğan'ın sözlerini Papandreu sarfetse Yunanistan'a savaş açarız ama ne yazık ki bu sözlerin sahibi düşman bir ülkenin değil, Türkiye'nin başbakanı.

    YanıtlaSil
  12. Sayın Hocam Hacıömeroğlu.elinize yüreğinize sağlık teşekkür ederim.ATATÜRK!E Saldıranların içinde mirası üzerinde oturanlarda vardır...! CHP davulu çalıyor AKP oynuyor...!karşılıklı bilerek oynuyorlar...! Artık görmeliyiz siyaset eli ile işgal edilmişiz.Bunların uyguladıkları politikalar bizans haçlı öğretisi olan çamur atma çamur atıp yükselme öğretileri politikalarıdır...! ATATÜRK dönemi meclis tutanakları elimde iş bankası yayını...Dersim ilerlememizi engellemek için oluşturulmuş ingiliz kışkırtması fitnelik oyunlarıdır...Yapanda yok edende bu ajanlardır Türkler adına yapmış gibi çok oyunlar var.ATATÜRK o yıllarda TÜRK TAYYARE CEMİYETİNİ kurduğu yıllara ,yani kendi uçağımızı yapmakta olduğumuz yıllarda bu fitnelikler oluyor...!maksat ilerlememizin yolunu kesmektir bilimle değilde bu fesat fitneliklerle iç kargaşalıklar zamanı değerlendirtmektir...! Bizi bizden çok iyi tanıyan emperyalist güçler her dönem bu fitnelikleri kendi oluşturduğu hain kukla politikacılar eli ile yaptırıyor!!!bizlerde bu tuzaklara çabuk düşüyoruz...işte önce beyinler işgal edilince ilerleme çalışma üretim durur onlarda bu fırsatı hep değerlendirirler herşeylerine mahkum köle oluruz...!yorumlara bakıyorum Başbakan üzerinde,bu kişiyi kim başımıza bilerek getirdi bizler değil aydın ATATÜRKÇÜLER değil.ekonomisine asgeri gücüne muhtaç olduğumuz Kaipitalistler ABD ve ortakları getirdi yıllardır onların seçsistemi ile seçtiklerine köle olduk! bu olanları duymak doğaldır bizden vatanını seven siyasetçi bunları söyleyipte iftira çamur atmaz!!!kim atar işbirlikçi hainler çamur atar!!!sevgi saygılarımla aydınlık yarınlar dilerim.

    YanıtlaSil
  13. Evet sayın Hocam yüreğinize sağlık bizim düşüncelerimizi çok güzel yansıtmışınız. Altına her birimiz imzamızı atarız.
    Şunu yazmadan geçemeyeceğim bizi yönetenler bizden değil. Elin adamından ne beklenir ki ancak tüm Milli değerlerimizi satarlar gün gelir hesap sorulur bunlardam....

    YanıtlaSil
  14. Türk halkım da,,beyin ve davranış alışkanlıkları sureklı içinden çıkılamayan duruma yanı Kaosa çekildi..Kültür ve cehaletin kaçınılmaz çirkinligin de.Hala kara deyin ak der,ak deyin kara der bu dafa..Ben ülkem insanında tutarsızlıgın dık alasını surekli yaşandıgını gördüm yaşamım boyunca ve akıl erdiremedim.. Tarihimize bakınca da böyle olmuş,Cumhurıyetin kurulması gerektigi andan oncede halk tabakası sürekli emir komuta altında yaşamaış.Çünki beynini sürekli tabuya yanı kolaylıkla inanıp aza kanaat ve aza şükürle hazırlatılmış..İslamiyeti esası itibarıyla degilde,kişi olarak halk tebasına mihmandar seçilmiş kişilerin kurnazlıgın da.Sürekli korku ve ümit içinde yaşama egitimi başarılı olmuş bu yüzden.Okuyup ögrenip dogruyu bulup öyle yaşayacagına emir verene boyun eyerek yaşama kolaylıgına kapılmış..Derken ileriyi gören yönetime degişim yapıp halk tebasını dünya sıtandartlarının daha önüne çekmek için hareket etmiş.Dış ülkelerinde vatana taarruz şehvetleride eklenince aklı ve mantıgı ileri dünya görüşüne uygun vatanseverler oluşmuş.kara günler ,ak günler derken başarı onca zorluga ragmen kazanılmış ve atatürk'ün bize ulaşmamızı söylediği seviye,muasır medeniyet seviyesiyle. 3.çağdaş medeniyet seviyesi derken tek bir hedef koyulmamış, bizden ileride olan medeniyeti yakalayıp geçmemiz hedef gösterilmiştir.. o gün için batı, belkide yarın için başka bir yerdir; ama azmedip yerine getililmesi gereken görevdir..Bu yüzden tabiki eskiyi kaldırmak eskilerin işine gelmedigi için Atatürk ve beraberindeki arkadaşalrı hain olarak kullanılıyor bu günki haliyle Vatanı bir başka yere çekmek için hazırlanmış saatler..Bu saatlerin başında görev alanların elbette beyenmedikleri başarıları karalamaları beyinsel ve ruhsal hazımsızlıgında Vatanı tehlikeye atmaya uygun şehvetlerinde unutmasınalr ki bu işin sonuna kendielride şaşırıp kalacakalrdır.Zira zilleri takıp oynarken ulusu duşurecekelri karanlıgın içinde kendielride kalacak ve allaha vebal içinde cevab vereceklerdir..

    YanıtlaSil
  15. Atatürk'ün kadına verdiği değeri hiçbir ülke lideri vermemiştir zira Dünya'da ilk seçme ve seçilme hakkını Türk Kadınına Yüce Mustafa Kemal Atamız vermiştir.İlk kadın pilotomuz Sahiha Gökçen'de bu nedenle AB'lilere kuyruk acısıdır ve hazmedemiyorlardır.Bizler daha AB-D'lilerin başka devletlere ve içlerinde ki azınlıklara yaptığı soy kırımlarını ülkemizde tartışıp konferanslar yapmazsak nasıl ki onlar aslısız suçlamalarla Dersim meselesini kendi iç meseleleri gibi yapıyorlarsa,daha çok kaşıyacak şeyler bulurlar.Onlarla aynı kulvarda aynı şeyleri kaşıyıp onların yaptıklarını kaşımaya devam eder uğraşırsak kendi ayıplarını örtmek için vazgeçeceklerdir.Psikolojik savaş psikolojik savaşla cevap verilirse çözülür.Yoksa kendi kendimizi müdafaa durumuna düşürüp haksız yere eziyet çekeriz.Psikolojik savaşta müdafaa değil taarruz vardır.Düşmanın üzerine yürüyeceksin çekilme olmaz.Çekilirsen düşmana yer açmış olursun.Gül Efendi Kraliçeye gidiyor her yurt dışı gezilerinde ya uçakta ya indikten sonra günün gündemini konu yapıp Dersimden bahsediyorsa,İngiliz Oyunu burada da karşımıza çıkıyor demektir.Hele Almanya gibi soykırımcı bir millet kalkıp Dersim sempozyumları hazırlıyorsa onlara Hitlerin hesabı sorulmalıdır.Tüm ülkelerin soukırım hesapları sorulmazsa daha aleyhimizde çok konuşulur bizden çok hesap sorulur.Kısasa kısas işte burada başlar.Artık vakti geldi aynı toplantılara,açık oturumlara başlamalıyız.Her hafta bir ülkenin soykırımını gündeme getirip her gün konuşmalıyız.Gazetelerde,maillerde,tv'lerde araçlar belli ağız ve kalemler konuşacak.

    YanıtlaSil
  16. Bir konu ancak bu kadar yalın ve sürükleyici işlenebilirdi. Gerçekten kurabiye tadında olmuş. Bu yazıdan sonra işallah Eski adıyla Cunda, yeni adıyla Ali Bey adası diye bilinen adanın ismini değiştirmeye de yaltenmezler. Hatta adadaki büstü bile kaldırıla!...

    YanıtlaSil
  17. Bu ülkede dün olduğu gibi bugünde Atatürk'e manevi çocuklarına, silah arkadaşlarına, saldırılar olacak ve olmaya devam edecek.Bize düşen görev bu saldırılara sessiz kalmamak, gereken cevabı vermek olacaktır.

    YanıtlaSil