7 Kasım 2012 Çarşamba

ŞEMDİN SAKIK’IN GİZLİ TANIKLIĞI


                                     
     Baştan beri okyanus ötesi destek, uydurma tanık ve belgelerle sürmekte olan Ergenekon davasına renkli bir sima daha eklendi. Ergenekon tertibini haham uydurup yazarsa, tecavüzcünün ifadeleriyle ülkenin önemli aydınları tutsak edilirse neden profesyonel bir terörist tanıklık yapmasın? Bugünkü duruşmada “Deniz” kod adlı Şemdin Sakık, kendi isteğiyle(?) kimliğini açıklamak istedi. Mahkeme de kabul edince özel yetkili mahkemenin nur topu gibi bir tanığı oldu.
            
     Sakık’ın gizli tanıkken kimliğini açıklamasının kendi isteğiyle olduğunu sanmıyorum. Ergenekon davasının gerekçeleri bir bir çürütülünce yeni bir senaryo devreye konulmak istenmekte. Yine Sakık’ın gündeme oturmasını, son günlerde yükselen Cumhuriyet dalgasından da ayrı tutamayız.
            
    Sakık, mahkemede verdiği tanıklık ifadesinde Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük’ü hedefe oturttu. Bu, rastlantı değil. Ergenekon dedikleri hayali örgütü, PKK ile ilişkilendirme çabası öteden beri var. Şemdin Sakık’ın uydurma ifadeleriyle Perinçek ve Küçük’ü, Öcalan’la ideolojik, örgütsel ilişki içinde gösterme çabası önümüzdeki günlerde tırmanacak. Neden mi?
            
    Cumhuriyet buluşması AKP’yi korkuttu. 10 Kasım’da Anıtkabir’de toplanacak büyük kalabalık hem Gül’ün hem de Erdoğan’ın uykularını kaçırmakta. Son aylarda TGB’nin yıldızı parlamakta, Aydınlık Gazetesi ile Ulusal Kanal halkın güvenilir sesi olmuş durumunda, İşçi Partisi kararlı önderliğiyle kitlelere yol göstermekte, Perinçek ve arkadaşlarının Silivri’de gösterdiği kararlı tutum herkes tarafından takdirle karşılanmakta. On yıldır AKP hukuksuzluklarına ve Cumhuriyet yıkıcılığına karşı halkı sokağa döken irade boğulmak istenmekte. Bu nedenle de Perinçek ve Küçük karalanarak, kamuoyuna PKK’lı gibi gösterilerek Cumhuriyet’i savunan güçler parçalanmak istenmekte. Ergenekon sürecinde o kadar çok yalan senaryo üretildi ki bu sonuncusuna inanmak olanaksız. Yine ekran bülbülleri, yandaş kalemler Sakık’ın ifadelerini allayıp pullayıp anlatacaklar halka. Otuz üç aslanımızı şehit eden Sakık’ı aklayarak suçu Ergenekonculara atacaklar. Bilindik yalanlarla beyin yıkamaya çalışacaklar.  
            
   Eski bir genelkurmay başkanının ve bölücü teröre karşı yıllarca savaşmış askerlerin sanık, bir PKK yöneticisinin tanık olduğu bir günde Ergenekon davasının hangi amaçlara hizmet ettiğini göstermesi bakımından önemlidir. Sakık’ı yakalayan birliğin komutanının ve onu sorgulayan subayın Silivri’de tutuklu olması ise işin trajikomik yanı.
            
    Bölücü Oslo anayasasının hazırlandığı bir dönemde halkın ilgisini başka yerlere çekmenin, yeni bir gündem yaratmanın bundan başka yolu olmasa gerek. Başkanlığa geçişle ilgili yasa değişikliği TBMM’ye sunuldu. Bölücü anayasanın bel kemiği başkanlık sistemi. Bu, Cumhuriyet’in ruhuna tamamen Fatiha okumak demek. Bölücü anayasayı engelleyebilecek güç; Ulus’ta barikatları parçalayan, 29 Ekim’de yurdun dört bir yanında ayağa kalkan cumhuriyetçiler, Kemalistlerdir. İşte Ergenekon tertibinde yeni senaryoların yazılmasının nedeni, bu büyük gücü parçalama isteğidir.
            
    Şark kurnazlığıyla yazılan ucuz senaryolarla PKK’yı da Ergenekon davasına dâhil etme çabasıdır bu. Yalan ve iftira torbası doldu taşıyor. Artık halkımızın yeni uydurmalara inanacak durumu yok. Neyin ne olduğu o kadar çok açık ki… Bu senaryo ters tepecek, AKP’nin yıkılışını hızlandıracaktır.
                                                                       Adil Hacıömeroğlu
                                                                       6 Kasım 2012
            Not: Yazılarımın tümünü http://adiladalet.blogspot.com dan okuyabilirsiniz.


5 yorum:

  1. 29 ekimde provakasyon olabilir safsatasiyla ortaya çıkanların polis barıkatlarıyla önleyemediği DİRİLİŞ mitingi bu kez Anıtkabir kapılarında terörist yaftalamalarıyle devam ettirlmeye çalışılıyor.Tuncay güney denen soysuzdan, çocuk katili sakik yalamasından medet umanlar bilsinlerki yan koğuşlarında ağırlanacaktır.

    YanıtlaSil
  2. Siz gene umut dolu ve neyin ne olduğu o kadar açık ki, diye adlandırdığınız Akepe nin bu Bizans oyunlarını bizim halkımızın çözebilmesi bence biraz hayalcilik hocam. Bırakın bir kitap okumayı, bir haber bülteni dinlemek bile zul gelen bir toplumdan bu kadar entirikayı çözmesini beklemek!... Neyin ne olduğunu anlamak bir kısım insanımız için belki çok belli, ama bu insanlarımız sayısal olarak o kadar az ki, bunu bildiğimden ben sizin kadar umutlanamıyorum. Onun için de bu asalakları sırtımızdan silkeleyebilmenin tek yolu toplu mücadele.

    YanıtlaSil
  3. Nasıl bir gizli tanıklık ise, bunların gizli tanıkları da kendilerini mahkemede ifşa ediyor. Cumhuriyet’i savunan güçleri parçalamak istekleri yanında Bekir Yıldız'ın yazısında değindiği gibi gizlenmeleri için yapılan ameliyatı beğenmeyip şikayet ediyorlar. Ergenekon davasının hangi amaçlara hizmet ettiğini gördük, ben de umutluyum, AtaTürkiye'de senaryoları sonunda ters tepecektir.

    YanıtlaSil
  4. Adam büyük pişkinlikle " ben eski teröristim. Yakalandıktan sonra tetörle ilgili birşey yaptımmı " diyor.
    Bu ne saçmalıktır yani tutukluyken de mi teröristlik yapacaksın. Bu adam pasif terörizmle kendisinin belalısı olan generallerin içeri tıkılmasında rol oynadı.
    Turk adalet sistemine ve uygulayanlara yazıklar olsun.

    YanıtlaSil
  5. OYUN OYUN İÇİNDE?DİNLERİN DE AMAÇLARI VARDIR:AZGINLIKLARDAN SAKINILARAK ADALETİ,VİCDANI VE İBADET KURALLARINI ÇALIŞTIRMAKTIR.ŞAHİT YANİ TANIKLARLA SUÇ SÜBUTU İÇİN ŞÖYLE DERLER:BARİ DİNİME KÜFREDEN MÜSLÜMAN OLSA?HAHAMLARDAN ,KIROLARA KADAR BİR ZİNCİELEME REAKSİYON VAR Kİ DOĞRU NE,EĞRİ NE KARIŞMIŞ GORDİONUN DÜĞÜMÜ YANİ KÖRDÜĞÜM OLMUŞSAŞÜPHELER ARTMIŞSA O ADALET DEĞİLDİR,VİCDAN YARALI HAYAT ZATEN PARALI.YAZIK.YÖRÜKOĞLU

    YanıtlaSil