8 Ocak 2013 Salı

BU KADAR DA OLMAZ KEMAL BEY!



            AKP hükümetinin İmralı’yla görüşmesi kamuoyuna yansıyınca yeni bir tartışma başladı. Öcalan’ın affına ve Türkiye’nin özerk yapıya gidecek bir süreç başlamış oldu böylece. Doğaldır ki bu durum halkın tepkisine de neden olmakta. AKP yöneticileri halktan yükselen eleştirileri bastırmakta zorlanıyor.
İşte, tam da AKP’nin köşeye sıkışmakta olduğu bir anda Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklaması gündeme bomba gibi düştü. Sayın Kılıçdaroğlu,  “Bu ülkede kan dökülmesini istemiyoruz. Hiçbir yurttaşımızın saçının teline zarar gelmesini istemiyoruz. Akılla, mantıkla, sağduyuyla, tarihsel birikimimizle bu sorunu aşabiliriz. Biz geçmişteki bütün hatalara karşın AKP’ye yeni bir kredi açıyoruz. Çözün sorunu.” diyerek İmralı görüşmelerinde hükümete desteğini açıklıyor. Bu krediyi kim adına veriyorsunuz Kemal Bey. CHP’nin üyesi seçmeni olarak ben bu krediyi vermiyorum. On binlerce CHP üyesi de benim gibi düşünmekte. Sordunuz mu Mustafa Kemal’in askerleri olan üyelerinize, seçmenlerinize bu krediyi verirken Kemal Bey?
Türkiye’nin bölünmesine giden bir sürece destek verirken Atatürk’e, İnönü’ye, Ecevit’e, Sivas Kongresine, Temsil Heyeti üyelerine, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne sordunuz mu? Devrim şehidi Kubilay’ın görüşünü aldınız mı? İlk Kurşun Anıtında efsaneleşen Hasan Tahsin bu işe ne der, diye düşündünüz mü?
Şeyh Sait ve Dersim isyanlarında şehit edilen Mehmetçiklerin kemiklerinin sızlayacağını RTE düşünmedi diyelim, siz niye düşünmediniz İmralı rezaletine kredi verirken? Ya, yaşamının baharında emperyalizmin uydusu bir bölücü örgütün hain kurşunlarıyla şehit olan kınalı kuzulara ne hesap vereceksiniz? Onlara nasıl açıklayacaksınız İmralı gafletini?
“Bu ülkenin çağdaşlaşmasında, özgürleşmesinde, demokratikleşmesinde de harcı olan bir parti olmak istiyoruz. Bütün siyasal partiler tek tek kayboldular tarih sahnesinden. Ayakta kalan bir parti var o da Cumhuriyet Halk Partisi. Varlık nedeni budur. Çağdaşlığı yakalamak, uygarlığı yakalamak, özgürlüğü yakalamak, demokrasiyi getirmek. Herkese iş, herkese aş getirmek, örgütlü bir toplum kurmak. Varlık nedenimiz budur. Bu varlık nedenimiz bize geleceğe umutla bakmamızı öngörüyor.” diyorsunuz Sayın Kılıçdaroğlu. Bu ülkeyi çağdaşlaştırıp özgürleştirenin, demokratikleştirenin CHP olduğunu bilmiyor musunuz Kemal Bey?
Bütün siyasal partilerin tarih sahnesinden silindiğini, ancak CHP’nin ayakta kaldığını belirtmişsiniz konuşmanızda. Çok doğru bu… Hiç düşündünüz mü CHP’nin neden yaklaşık yüzyıldır ayakta kaldığını? Kurulduğundan beri ülke birliğini savunup emperyalist oyunlara alet olmadığı için ayakta CHP. Bu güne kadar Atatürk’ü kılavuz edindiğinden yıkılmadı Cumhuriyet’in Partisi. Sağ partiler dış yönlendirmelerle demokrasiyi, ekonomiyi, bilim yaşamını, kültürü, eğitimi, sosyal yaşamı baltalarken etnik ve dinsel kimliklerle ulusu bölerken CHP, halkımızı bir arada tutan Cumhuriyet değerlerini savunduğu için ayakta. CHP’nin Atatürk gibi bir kurucusu olduğu için yıkılmıyor, çünkü temeli sağlam. CHP kurucuları, emperyalizme karşı bir kurtuluş savaşında kahramanlaşmış; Anzavur, Koçgiri, Kuvay-ı İnzibatiye, Delibaş Mehmet, Derviş Mehmet, Şeyh Sait, Dersim… gibi ulusun birliğini ve cumhuriyet değerlerini ortadan kaldırmaya yönelik ayaklanmalara karşı kararlılıklarıyla CHP’yi CHP yapmışlardır. CHP gibi Kahramanlık destanları, çağdaşlaşma savaşımlarıyla kurulan parti çok azdır dünya tarihinde Kemal Bey. Bunun içindir ki oturduğunuz koltuğun tarihsel sorumluluğunu iyi bilmelisiniz.
Birkaç gün önce katıldığınız bir tv izlencesinde “Atatürk  ülkede yaşayan herkesin ortak paydasıdır. Atatürk'e karşı çıkmak vatan hainliğidir.” demiştiniz Kılıçdaroğlu. Bu sözler yüzde yüz doğru. Atatürk’ü birazcık anlayan biri, İmralı gibi bölücü bir sürece kredi açmaz. Ya Atatürkçü olun ya da AKP ve bölücülerin etkisinde bir siyasetçi. Herkese şirin görünerek oy toplayacağınızı sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Atatürkçü bir siyasetçi şark kurnazlığıyla değil; kararlı, bilinçli, doğrultu tutarlılığıyla halkın karşısına çıkar.
AKP, Habur’da sıkıştı, oy yitirmeye başladı; “genel af” deyip devreye girdiniz. AKP kurtuldu. Anayasa değişiklikleri halkoylamasından geçti. Böylece Türkiye teokratik bir diktatörlüğün boyunduruğuna girdi.
Türban konusunda AKP çözümsüzlüğe saplandı, ortaya Kılıçdaroğlu çıktı ve bu sorunu da çözdü(?). Üniversitelerimiz tarikat ve cemaatlerin arka bahçesine dönüştü. Şimdi sıra ilk ve ortaöğretim kurumlarında Kemal Bey. Bu konuda da bir çözüm bulursunuz sanırım!
Oslo rezaletini halka anlatmakta güçlük çeken iktidarın imdadına yine Kemal Bey yetişti. Yaptığı açıklamayla AKP’yi rahatlattı. RTE de “Durmak yok, yola devam!” dedi.
Şimdi İmralı rezaleti, ulusumuzun kürek kemikleri arasına kama gibi saplandı. Kemal Bey, bu açıklamasıyla RTE’ye kredi verip el uzatmakta. Bu kadar da olmaz Kemal Bey! Siz AKP’nin can simidi, bölücü örgütün hamisi misiniz; yoksa CHP Genel Başkanı mısınız? Karar verin!
CHP’deki bu eksen kaymasına karşı parti üyelerinin önemli bir kısmının sessizliği yürek burkmakta. Dünyanın hiçbir koltuğu Türkiye’nin bağımsızlığından, ulusun birliğinden, yurttaşın özgürlüğünden daha değerli değil. Bu nedenle “Önümüzdeki seçimler yapılsın, duruma göre davranırım.” düşüncesi ve beklentisi Atatürk’ün partisinin üyelerine yakışmaz. Unutulmamalı ki bir ülkeyi küçük hesaplar uçuruma sürükler.
Ben de benim gibi düşünen tüm Atatürkçüler de ülkemizde kan akmasından yana değiliz. Ancak sorunu çözüyoruz, diye bölücü örgütün daha da palazlanmasına yol açacak girişimlere de karşıyız. Terörün nasıl çözüleceği konusunu daha önceki yazımla madde madde anlatmıştım. (Bkz. Terör Nasıl Önlenir? http://adiladalet.blogspot.com/2012/09/teror-nasil-onlenir.html)
Türkiye ve dünya gerçekleri doğrultusunda davranacak bir CHP’ye hem ulusumuzun hem de Ortadoğu’nun o kadar çok gereksinimi var ki…
                                                                       Adil Hacıömeroğlu
                                                                       6 Ocak 2013
Not: Yazılarımın tümünü,  http://adiladalet.blogspot.com dan okuyabilirsiniz.






8 yorum:

  1. CHP ile ilgili geçen bir yazınıza yaptığım yorum aynen geçerliliğini koruyor. Siz CHP de birleşmemiz gereğini vurguladıkça ben bu CHP den bir halt olmaz hocam demiştim size. Geçen kısa sürede Kılıçdaroğlu beni haklı çıkarma adına ne gerekiyorsa yaptı, yapmaya da devam ediyor. Tekrar etmek gerekirse yarın bir genel seçim olsa CHP barajı kıl payı aşar. O da her partinin kemikleşmiş oyları vardır. Partisi doğru da yapsa yanlış da yapsa o partiden nemalanan, küçük menfaatleri kendine kar bilen, hatta şu soğuk günlerde bir parti bürosunda ısınıp bir çay içmeyi, iki gurabiye yemeyi kendine kar bilen insanlarımız var malesef. İşte bu oylarla ancak barajı ya aşar ya aşamaz durumda maalesef CHP. Ülkenin dertlerine derman olmak şöyle dursun. Ben sabırla bir yeni oluşum beklemekteyim. Benim oyuma layık olabilecek bir yeni oluşum. Tanrı bu ülkeyi korusun AKP sinden de, CHP sinden de, MHP sinden de, BDP sinden de. Sağlık ve sevgiyle kalın.
    Adnan Yiğiter

    YanıtlaSil
  2. Atatürk gibi bilimde , sanatta , kültürde , sosyal düzende , siyasette uygulamaları , çabaları ve katkılarıyla çok yönlü bir dahi önder olarak öne çıkmış saygın kişinin kurduğu CHP ; varlığını ve diriliğini yine ATATÜRK ' ÜN aydınlık yolunu izleyerek geliştirmiştir. KEMAL KILIÇDAROĞLU ; bu çizgiye ters düşen sapmalarıyla partiye zarar vermekte , seçmenden de uzaklaşmaktadır. Özellikle on binlerce yurttaşımızın , askerimizin katili PKK ' ye kucak açan TAYYİP ERDOĞAN ' a '' kredi vermesi '' anlaşılır gibi değil . Bu çelişkileri ayrıntılarıyla anlatan güzel yazı için Sayın Adil Haciömeroğlu ' na teşekkürler !

    YanıtlaSil
  3. Sn. Hacıömeroğlu; öncelikle yukarıdaki eleştirilerinizi desteklemeyecek bir yurtsever tasavvur edemiyorum, sizi kutlarım. Ancak bu günün koşullarında ve CHP'nin bu yapısıyla Cumhuriyete, birliğe, bağımsızlığa sahip olma iradesi beliremeyecektir kanısındayım. Sn.Yiğiter ve adı kayıtsız diğer sn. yorumcu bana fazla bir söz bırakmadı esasen. Hep vurguladığım gibi toplumsal uyanışı (dip dalgası diyorlar) CHP'deki sapmaya payanda edemeyiz, etmemeliyiz; sorumluluklarımız çok büyüktür. Yeni oluşum beklentisi içindeki sn. Yiğiter'e önerim, milli anayasa forumlarını ve Silivri'deki duruşmaları elden geldiğince takip etmesidir. Sağlık ve saygıyla...

    YanıtlaSil
  4. Atatürk'ün partisi diye peşinden 55 yıl gittiğim bu partiye benim verdiğim kredi sonlanmıştır.Seçimde elbet görüşeceğiz.Emperyalistlerle bir olmanın hesabı elbet sorulacak.Bu partinin kurucusu Anadolu'da direniş hareketini başlatan yiğittir.Onu inkar edeni ben tanımam.Halk olmadan parti mi olurmuş?Bekleyip göreceğiz.

    YanıtlaSil
  5. GERÇEKLER NE YAZIK Kİ ACIDIR.DOST GERÇEYİ YANİ ACIYI DOBRA SÖYLER.ÖYLE BİR SÖYLEYİŞ BU?ANADOLU RUMELİ MÜDAFAAYİ HUKUK CEMİYETLERİ 8-10 MİLYONLUK TOPLUMSAL MİLLET ADINA KURTULUŞ ÇAĞRILARI YAPARKEN TOPLANABİLEN YİĞİT SAYILARI 38-40 BİN SAVAŞCI KİŞİLERDİ.7-8 BİN ŞEHİT VERİLEREK KURULAN GENÇ CUMHURİYETTE ATATÜRKÜN DEDİĞİ GİBİ BİZİM PARTİLERE DEĞİL MİLİ BİRLİĞE GEREKSİNİMİMİZ VAR SAVIYDI.BAKIYORUM İŞCİ PARTİSİ KEMALİZMİN ASKERLERİ,BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ VE LİDERİ HAYDAR BAŞ AYNEN BAĞIMSIZ TÜRKİYE İDEALİNDE ULUSALCI CHP LİLER DE AYNI PARALELDE AMMA BİR MİSAKI MİLLİ ORTADA YOK.TEKTEK FİKİRLER VAR AMMA PLATFORM YOK LİDER YOK?SORUN BURADA DEĞİL Mİ?YÖRÜK

    YanıtlaSil
  6. DENİZ BAYKAL A İFTİRA BEDAVAYA EDİLMEDİ,,BU GÜNLERİN HAZIRLIGIYDI,,BU GÜNLERİ HAZIRLIYANLARIN OYUNCAGI DA KEMAL EFENDİ

    YanıtlaSil
  7. KURUCUSU ULU ÖNDER ATATÜRK'ÜN,"YURTTA BARIŞ,DÜNYADA BARIŞ" ÜLKÜSÜ VE BUYRUĞUNA BAĞLI OLMAK,ONUNLA TUTARLI OLMAK SUÇ MU,ERDEM Mİ ?SÖZKONUSU "BARIŞ" OLUNCA,BİR SİYASETÇİ ÖNYARGILI,KOMPLEKSLİ VARSAYIMLI NEDENLERE DAYNAN TUTUMU OLAMAZ...YAŞASIN BARIŞ,YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ !...

    YanıtlaSil
  8. Çok beğendim yazınızı tümüyle haklısınız ve size katılıyorum.Cesaretinize,yüreğinize ,kaleminize sağlık Adil Adalet Hacıömeroğlu bey...

    YanıtlaSil