11 Ocak 2013 Cuma

DİPLOMASİ İNCELİK GEREKTİRİR



            Başbakan Erdoğan; Gabon, Nijer ve Senegal’i kapsayan Afrika gezisini bitirip yurda döndü. Üçü de eski Fransız sömürgesi olan bu ülkelere kalabalık işadamı grubuyla yapılan gezi ilgi çekti.
            Gabon, Nijer ve Senegal’in toplam nüfusu otuz milyon civarında. Nijer ve Senegal’de Müslüman nüfus, neredeyse yüzde yüze yakın. Gabon da ise bir buçuk milyona yakın insan yaşıyor ve yarısı Müslüman.  Sanayi yok denecek kadar az bu ülkelerde. Alt yapı yatırımları eksik. Nijer kuzeyde   Cezayir ve Libya ile komşu. Büyük Sahra’daki topraklarında uranyum bulunmakta. Bu nedenle stratejik önemi var.
            Şüphesiz ki Afrika’nın bu üç ülkesine yapılan gezi önemlidir. Türkiye’nin yeni pazarlara, hammadde kaynaklarına gereksinimi var. İhracatı artırıp ekonomiye rahat nefes aldırmanın yolu, yeni pazarlar bulmaktan geçmekte. Türk ekonomisi tıkanmak üzere. Sıcak paraya dayalı sistem, çöküş sinyalleri vermekte. Yoksulluğun yazgı olduğu Afrika ülkeleri bizim yaramıza ne derece merhem olur, bu tartışma konusu.
            AKP döneminde diplomasi kuralları da değişti. Uzun süredir dikkatimi çekmekte olan bir durum, son Afrika gezisinde doruğa çıktı. Türkiye’yi yönetenler gerek yurt dışına gittiklerinde, gerekse Ankara’ya gelen yabancı devlet adamlarıyla yaptıkları basın toplantıları ilgi çekici. İki ülke arasında yapılan bir dizi görüşmelerden sonra ülke liderleri basının önüne çıkmakta. Burada amaç ikili görüşmeler, varsa imzalanmış anlaşmalar, hakkında basına bilgi vermektir. Açıklamalarda genellikle iki ülkeyi ilgilendiren konulardan söz edilir ki bu konuk olan ya da ziyarette bulunulan devlet adamına saygının gereğidir. Devlet adamları, başında bulundukları ülkeleri temsil ettiklerinden o ülkenin halkına saygıdır aynı zamanda bu.
            Erdoğan, Ankara’da (son günlerde İstanbul’da) ağırladığı konuklarla ve yurt dışında ev sahibi ülkelerin yöneticileriyle yaptığı ortak basın toplantılarında Türkiye’nin iç sorunlarıyla ilgili bolca açıklamada bulunmakta. Neredeyse Türkiye’nin iç sorunlarıyla ilgili konuşmalar, ortak konuların önüne geçmekte. Bu da gezinin amacını gölgelemekte.
            RTE, Afrika gezisinde gittiği üç ülkede de ortak basın toplantılarında iç sorunları öne çıkardı. Uzun uzadıya iç politika konularından söz ederken ev sahibi devlet adamlarının yüzüne bakmalıydı. Onların bu açıklamalardan nasıl sıkıldıkları beyaz camdan bile fark ediliyordu.
            Halkımızın bir geleneği vardır: Evde olanlar evde konuşulur, aile sorunları komşu evde konuşulmaz, diye. Aile içi sorunlar, deli kızın çeyiz gibi ortaya dökülmez.
AKP dönemine kadar Türkiye diplomasisinde böyle bir durum yoktu. Bu, AKP’nin diplomasimize getirdiği bir alışkanlık. İyi mi? Hiç değil.
            RTE’nin diplomaside yaptığı bir şey daha var. Gittiği ülkelerin tarihini onlara öğretme alışkanlığı. Yarım yamalak, çoğu da doğru olmayan tarih bilgisiyle (Bu, ayrı bir yazı konusudur.) bir kişiye kendi tarihinin dersini vermek çok gülünç. Özellikle de tarihi, İslami bir temele oturtma çabası ilgi çekmekte.
            Hem ortak açıklamalarda iç sorunları öne çıkarma hem de kişilere kendi tarihleri öğretme isteği diplomatik incelikten uzaktır. Yılların deneyimleriyle oluşturulan Türk diplomasisini, nezaket kurallarından koparmak Türkiye’ye zarar verir. Nedense RTE ve diğer AKP yöneticileri, her konuda konuşma gereksinimi duyuyorlar. Bu da devlet adamı ciddiyetini ortadan kaldırmakta. Türk siyaset tarihi bu kadar çok konuşan yöneticiler hiç görmedi, bundan sonra da görmeyecek sanırım.
                                                                                  Adil Hacıömeroğlu
                                                                                  11 Ocak 2013
            Not: 14 Ocak 2013 tarihli Ulus Gazetesinde yayımlanmıştır.
            Yazılarımın tümünü, http://adiladalet.blospot.com dan okuyabilirsiniz.                           
             
           
                                                                                                                                                                                                         

3 yorum:

  1. Afrika ülkelerine giden başbakan Erdoğan ' ın , oralarda ikili ilişkileri değerlendirmeden çok , o ülkelerin tarihine değgin yanlış bilgi aktarması , tarihini de özellikle İSLAM TARİHİ ile bağdaştırma çabası ; yurdu ziyarete gelen yabancı devlet adamlarının huzurunda da ülkemizin iç sorunlarına yönelik OY KAYGISI VE PROPAGANDA amaçlı konuşmaları , o yabancı konuklarca da yadırganmakta ; ülkemizin DİPLOMASİ inceliği yok edilmektedir. Bu konunun ayrıntılı açıklamasını buluyoruz Adil Haciömeroğlu ' nun yazısında. Teşekkürler ...

    YanıtlaSil
  2. Unuttuğunuz bir nokta var ama:) O gezide başbakan "oui" dedi...Senegal'de çok büyük alkış aldı ve medya bunu ayakta alkışladı. Gezinin amacı önemli değildi ki:).."oui" tüm geziye damgasını vurmuştu..

    YanıtlaSil
  3. c.kuruhasanoglu/Fr14 Ocak 2013 14:58

    Kural tanimamazlik basbakan ve ekibinin kurali. haline gelmis.Camur at izi kalsin cabasi ayri bir kuralsizlik.

    YanıtlaSil