21 Ocak 2013 Pazartesi

ÖRNEK BİR DAVRANIŞ



            Çok küçük yaşta tanıştığım kitaplarla dostluğum hiç bozulmadı. Yalnız kaldığım günlerde dünyamı ışıl ışıl aydınlattılar. Uzun, soğuk kış gecelerinde hep onlarla ısınıp söyleştim. Çoğu kez yorgan yerine kitaplara sarılarak uyudum. Yolculuklarda koltuğumu onlarla paylaşıp hayalleri birlikte kurduk. Acı çektiğim zamanlarda onların dost ellerine sarıldım. Terk edildiğimde kitaplar başucumda, koynumda, evimin her köşesindeydi.
            Bilmediğim ülkeleri, kentleri, kasabaları, köyleri onlarla dolaştım. Görmediğim okyanuslarda kimi zaman yelkenli olduk, kimi zaman da kulaç attım kitaplarla. Her renkten insanı bize tanıtan onlardır. Baharla kitap sayfalarının kokusu karışmıştır mutluluk denizimizde. Nice kahramanlarla sayfalarda tanıştım.
Hangi ülkeye, kente, kasabaya gidersem gideyim bir kitapçı dükkânına kesinlikle uğrarım. Kitapların raflarda duruşunu, dizilişini hayranlıkla izlerim. Tüm rafları görüp hangi kitabın, nerede olduğunu anladıktan sonra, almak için en az bir kitap seçerim. Gezip gördüğüm yerden benim için en büyük anı o seçtiğim kitaptır. Kitaplığıma her gün girer, raflarla göz göze gelir, sonra güne başlarım. Bir dinlenceye gideceğim zaman kitaplarımla vedalaşırım.
Okuma alışkanlığım nedeniyle yanımda kitap, gazete ve dergi olmadan bir yere gitmem. En küçük zaman dilimini dahi bir şeyler okumadan geçirmişsem içimi bir pişmanlık duygusu kaplar.
Armağan verip almayı seven biri olarak arkadaş, öğrenci ve akrabalarıma özel günlerde hep kitap armağan ederim. Çoğu zaman verdiğim armağanın küçümsendiğini kişilerin yüzünden anlarım. Bu, beni yolumdan alıkoymaz. Bu ısrarlı davranışım nedeniyle yaşamı boyunca hiç kitap okumamış birinin benim armağanımla okuma alışkanlığı edinmesi beni sonsuz mutlu eder. 
12 Ocak Cumartesi günü eski arkadaşlarımdan ve yurtseverliğinden ödün vermeyen Avukat İsmail Yaşar, Beyoğlu’ndaki yazıhanesini Bakırköy’e taşıdı. Bu nedenle küçük bir açılış kokteyli yaptı dostlarına. Ben de sağanak yağmura aldırmadan gittim arkadaşımın açılışına. Eski dostlarla söyleştik, yenileriyle tanıştık. Güzel bir gündü yağmura ve soğuğa inat. Sımsıcak bir ortam vardı.
Bu açılışta beni asıl etkileyen, gelenlere kitap armağan edilmesiydi. Sehpaların üstünde türlü kitaplar vardı. Her gelen konuk beğendiği bir kitabı alıyordu. Toplumsal duyarlılığını takdir ettiğim Sayın Yaşar, böyle bir davranışla beni olağanüstü heyecanlandırıp mutlu etti. Bir ilki yaşıyorduk orada. Örnek bir yurttaştan da örnek bir davranış beklenir tabi ki.
İnsanların yaşamı boyunca hiçbir işlerine yaramayacak cicili bicili armağanlar yerine, onlara kitap vermenin nasıl bir kutsal iş olduğunu, sosyal sorumluluk duygusu olduğunu söylemeye gerek var mı? İsmail Bey’e ve genç avukat oğlu Onur’a bu yeni yerlerinde ve mesleklerinde başarılar diliyorum. İki örnek insan ve güzel bir davranış…
Toplum, okuyarak zenginleşip renklenir. Demokrasi, okuyan toplumlarda rayına oturur. Duygusal varsıllıklarımız okumayla çoğalır. İnsanoğlu, kölelikten okuyarak yurttaşlığa geçer. Keşke kitap armağan etme alışkanlığı toplumumuzda yaygınlaşsa… Yaygınlaşsa da kör karanlığı sayfaların ışığıyla aydınlatıp yok etsek…
                                                                       Adil Hacıömeroğlu
                                                                       13 Ocak 2013
Not: 21 Ocak 2013 tarihli Ulus Gazetesinde yayımlandı.
Yazılarımın tümünü, http://adiladalet.blogspot.com dan okuyabilirsiniz.

5 yorum:

  1. Sayın Adil Hacıömeroğlu; fikirlerimizin ortak olduğu yada olmadığı durumlarda, benden farklı yorumlarınızdan yararlanıp, zamanımın bir kısmını, zihnimi geliştiren yazılarınızla değerlendiriyorum. Kitaplarla olan ilişkinizi, aşk ve sevişme ritüeline dönüştürdüğünüz bu yazınızın ilk dört paragrafının verdiği haz ile dayanamayıp ilk kez size bu yorum ile ulaşıp paylaşımınız için teşekkür etmek istedim. Kolayluklar dilerim. Harun Özüdoğru

    YanıtlaSil
  2. Kitap ve kitabın önemini yansıtan güzel bir yazı.Kutlarım,güzel paylaşımlar..sevgiler selamlar..

    YanıtlaSil
  3. Kitap okumak bence baslibasina bir olaydir.Benim el cantamda kitap,kalem ve not defteri hic eksilmez.En sadik dostlarim,kitaplarimdir.Sizlere tesekkür ederim,güzel bir örnek.....

    YanıtlaSil
  4. Bu yazıdan sonra ne demeli bilemedim. En birincil temel sorunumuz. Başımıza gelenlerin ana kaynağı. Böyle bir sorunumuz olmasaydı, diğer sorunlarımız can alıcı, içimizi yakan sorunlar olmayacaktı zaten. Keşke bu tür yazılar en az on jenerasyon öncesinden yoğun bir şekilde yazılıyor, işleniyor olsaydı. Belki toplumumuzun okuma alışkanlığı çok farklı noktalarda olurdu. Kitaplık konusunda ben sizin kadar şanslı değilim. Bir iki tane yatak odamda, bir iki tane çalışma masamda bir iki de orada burada hepsi on taneyi geçmez. Maalesef benim çevremde sizin bahsettiğiniz kitap dostu insanlar azınlıkta. Çoğunluk hep kitapların pahalılığından dem vurup kitaba ulaşmaktaki zorlukları okumamaya bahane eden insanlar. Bu durumla sıklıkla karşılaştığım için, okuduğum kitapları kitaplığımda saklayabilmek benim için mümkün olmadı. İçinde önemli bir metni anımsayamamaktan dolayı aynı kitaba yeniden para verip aldığım da çok oldu. Ve bu konu hala bu şekilde sürgit devam ediyor. Eğitimsizlikteki bu sorunumuzun zaman içinde düzene gireceği konusunda hiç ümidim yok. Bu günlerden çok daha gerilere gideceğiz. Bizler gene şanslı sayılırız. Kitabın o kendine özgü mürekkep kokusunu soluduk. Şimdi okumama alışkanlığımıza bir de teknoloji tembelliği eklenince sorun iyiden kronik bir hal alıyor. Var olan bu sorunumuzun üzerine bir de milli eğitim sistemimizdeki uygulamaları koyarsanız!...

    Adnan Yiğiter

    YanıtlaSil
  5. burhan üstün29 Ocak 2013 22:23

    Çok zarif ve naif bir davranış şekli.Ben de zaman zaman sevdiklerime kitap hediye ederim ama,böyle bir açılışta gelenlere kitap hediye etme fikri çok hoş geldi bana.

    YanıtlaSil