26 Nisan 2013 Cuma

İNSAN, MALZEME MİDİR?



            AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, “Onun için, içinde bulunduğumuz ders yılından itibaren seçmeli de olsa okullarımıza Kuran-ı Kerim dersini koyduk. Sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed’in hayatı anlamına gelen Siyer’i Nebi derslerini bunun için koyduk. Çünkü sizler de herhalde farkındasınız, insan malzememiz bozuldu.” diyor. Bu sözler, aslında AKP’lilerin halka, insanlara nasıl baktığını gösteren güzel bir örnek.
            “Malzeme” sözcüğü, “gereç, materyal” demek. İnsan bir gereç midir? İnsan pastaya, yemeğe katılacak bir malzeme midir? Yoksa insan, bir inşaatta kullanılan demir, çimento, kum, çakıl mıdır? Ya da AKP’li yüklenicilerin yaptığı çürük yollarda zift, mıcır mıdır? Hangisidir insan Sayın Şahin? Söyleyin de kullarınızın niteliğini öğrenelim.
            Siz, AKP içinde bozulmamış bir malzeme misiniz? Kendinizi ne olarak görüyorsunuz.
Ben, sizi malzeme değil; yalnızca insanı tanımayan, insanlığa saygı duymayan ve değer vermeyen bir insan olarak görüyorum. Bilgisizliğinize, düşünsel tutsaklığınıza da çok üzülüyorum.
            İnsana değer vermeyen, halkını sevmeyen bir kişinin devleti yönetmesi ne acı değil mi? İnsanın üstünlüğünü, değerini bilmeyen bu kişi devlet orunlarında bulundu.
            Yeri geldiğinde büyük sözler edersiniz demokrasi özgürlük adına. “Malzeme”ler özgür olur mu? “Malzeme”ler demokratik kurallara uyar mı?
            Kul zihniyetiyle yetişen ve kendini değerli bulmayan kişilerden başkalarına saygı duyması beklenemez.
            İnsanları “malzeme” olarak gördüğünüz için mi RTE şehitlere “Kelle!” dedi.
Maden göçüğünde ölen işçilere “Güzel öldüler.” diyen de sizin malzemeci arkadaşınızdı değil mi?
Şantiye çadırlarında işçiler yanarken AKP iktidarının duyarsızlığı ölenleri "malzeme” olarak gördüğünüzden miydi?
Sel sularında can verenlere karşı iktidarın ilgisizliği, “malzemeci” anlayışından mı kaynaklanmaktaydı?
Depremzedeleri kış soğuğunda naylon ya da su geçirgen bez çadırların insafına terk etmeniz; Suriyeli teröristlere her türlü konforu sağlamanız da bu “malzemeci” bakış açınızla mı ilgiliydi Sayın Vekil? Bu arada sizin de “malzeme”lerin vekili olduğunuzu düşünebiliriz.
            Sizin yaptığınız işlerdeki malzemeler bozuk. Onun içindir ki on yılı aşkındır Türkiye’nin iki yakası bir araya gelmiyor. Yalnız Türkiye değil, komşularımız da belanın içine gömüldü sayenizde. Özür dileyin tüm yurttaşlarımızdan. Bari yaptığınız hatayı anlayın.
            İnsanı başka varlıklarla karıştırıyorsunuz, sizin baktığınız aynada görüntü bu kadar mı bozuk?
                                                  Adil HACIÖMEROĞLU
                                                  25 Nisan 2013

4 yorum:

  1. Mükemmel bir değerlendirme yapılmış.Yazınızın MAYA DERGİSİ'nde çıkmasına öneride bulunmama izin verirmisiniz.Saygılarımla,ŞÜKRÜ YILMAZ

    YanıtlaSil
  2. Dikkat edilirse,İnsan malzememiz diyor.Her türlü canlı cansıza hükmediyorlar.Bunların arasında sadece insan malzememiz bozuk diyorlar.Yani herşeylere hakimler.Kendilerini yaradan gibi görüyorlar.Artık o kadar aşmışlarki peşindeki zavallılar bunu peygamber gibi görüp neredeyse sakalı şerifini yapacaklar.

    YanıtlaSil
  3. Emeginize saglic,ok harika bir değerlendirme yapmisiniz.Bunlarin aynasi heralde özelAKP aynasi*
    Bu kör zihniyetler yüzünden Türkiye gercekten cok vahim duruma geldi,inanilacak gibi degil.Yalan ile dolan ile ülke ucurumun esigine geldi siyonistler baris bayrami yapiyor bizim Vatanseverlerde iceride kan agliyor.Iste ileri ilimli demoksasi.Türkiye bu durumdan nasil kurtulur.
    Saygilar..

    YanıtlaSil
  4. Bence burada ki "malzeme" sözü biraz mecazi anlamda kullanılmak istenmiştir diye düşünüyorum. Evet hükümetin her yaptığı her icraat nedense bizim çıkarımıza değil, siyonistlerin, emperyalistlerin çıkarına harekettir. Ancak "yiğidi öldür hakkını yeme" sözünden yola çıkarak, insanı insan yapan değerleri, Türk kültür, anane ve toplum yapısından son 10 yılda çok uzaklaştık. Baş örtüsü takıp mini etek giymeyi meziyet ve bir moda göstergesi olarak benimsedik. Ancak bunların yanında bazı şeyleri öğrenmemizde gerek. Ağaç yaş iken eğilir. Küçüklerimiz ailelerinin istekleri doğrultusunda bu dersleri alıp, en azından körü körüne inanmak yerine öğrenerek inanmayı, büyüğüne saygı, küçüğüne sevgiyi öğrenirler. Darwinci sahte yüzün kıskacından kurtulurlar. Darwin teorilerinde aile yapısını yok sayıyor. En azından ailenin toplumun bekası için gerekli olduğunu bilmeleri açısından önemlidir. En azından Birilerinin sahte sözlerine dini dayatmalarına inanmak yerine kendi okudukları öğrendikleri doğru olan şekilde yaşarlar ne yaşamak isterseler.

    YanıtlaSil