1 Kasım 2013 Cuma

MARMARAY

                                                           
“Bozüyük-Mekece Otoyol Projesi ve İstanbul Boğazı Tüpgeçit İnşaatı Projesi'nin finansmanı için Japon Denizaşırı Ekonomik İşbirliği Fonu (OECF)'ndan sağlanan
29.367.000.000 Japon Yeni ve 12.464.000.000 Japon Yeni olmak üzere toplam
41.831.000.000 Japon Yeni tutarındaki krediye ilişkin Hükümetimiz ile;
1 — Japonya Hükümeti arasında 19/8/1999 tarihinde teati edilen ilişik Nota ve eki
Müzakere Kayıtlarının,
2 — Adı geçen fon arasında 17/9/1999 tarihinde imzalanan ilişik Anlaşmalar ve Ek
Mektupların, onaylanması; Dışişleri Bakanlığı'nın 23/12/1999 tarihli ve EİGY-II-6206 sayılı yazısı üzerine, 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Kanunun 3 üncü ve 5 inci maddelerine göre,
Bakanlar Kurulu'nca 17/1/2000 tarihinde kararlaştırılmıştır. (Resmi Gazete, 15.02.2000, Sayı: 23965, Sayfa: 141)”
Yukarıda Resmi Gazetede yayımlanan bir anlaşmanın metni var. Noktası virgülüne dokunmadan aldık anlaşmayı. Anlaşmanın yayın tarihi 15 Şubat 2000. Altında zamanın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, Başbakan Bülent Ecevit’in ve o günkü bakanlar kurulu üyelerinin imzaları var.
Boğaz Tüp Geçidi için Türkiye-Japonya arasında yapılan bu anlaşmanın tarihi 19 Ağustos 1999; Resmi Gazete’de yayımlanması 15 Şubat 2000. Anlaşmayı Türkiye adına Devlet Bakanı Recep Önal, Japonya adına Dışişleri Bakanı Masahiko Koumuro imzalamış.
“Liste'nin birinci sırasında yer alan projenin tüm finansal ihtiyaçları ve Nota Teatisi'nin eki olan Liste'nin ikinci sırasında yer alan projenin, tüp tünel geçişi ve danışmanlık hizmetleri dışında, tüm maliyeti, Projelerin sorunsuz biçimde uygulanmasını teminen, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından karşılanacaktır.” Anlaşmanın bu maddesinden anlaşılacağı üzere tüp tünel geçişi ve danışmanlık hizmetleri Japon kredisiyle karşılanacak. Türkiye’nin mali yükü yok denecek kadar az bu projede. RTE, şu kadar para harcadık derken sanki kendi cebinden vermiş gibi bir hava yaratmakta. İnsanları kandırmak böyle oluyor sanırım.
“Japon Heyeti'nin temsilcileri, Nota Teatisi'nin 8 inci paragrafına ilişkin olarak belirtmişlerdir ki, bahsi geçen paragraftaki gerekli önlemler, Nota Teatisi'nin 3 üncü paragrafının (1)inci alt paragrafında söz edilen ihaleleri kazandırmayı teşvik ya da kazandırmak amacıyla uygulanan, Türkiye Cumhuriyeti'nde yolsuzluk olarak kabul edilecek herhangi bir öneri, hediye veya ödeme, bu şekilde anlaşılabilecek bir uygulama veya menfaati önleyici tedbirleri de kapsayacaktır.” Anlaşmanın bu maddesi yolsuzluğu önlemek açısından ilgi çekicidir.
RTE, açılış töreninde “Açılışını yaptığımız projenin hayallerle yetinmeyip bu hayali kâğıtlara, planlara, projelere döken Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülhamid'e de Rabbimden rahmet niyaz ediyorum.” demekte. Bu projeyi düşünenlere rahmet diliyorsun da bu işi yaşama geçiren, parayı bulan, planları çıkaran, güzergâhı belirleyen, teknik desteği sağlayan merhum Ecevit’e adını söyleyerek neden rahmet dilemiyorsun? Ecevit başkanlığındaki 57. Hükümet üyelerine neden teşekkür etmiyorsun. Neden mi? Şark kurnazlığı, uyanıklık yapmak senin işin. Ecevit hükümetinin projesini kendininmiş gibi yuttur millete. “Ben düşündüm, ben yaptım.” demek için, emek verenlerin hakkını yemeyi uyanıklık sayıyorsun. Bir gün bu konuda yalanının ortaya çıkacağını düşünmedin mi hiç?
Medya suskun. Bu Resmi Gazete’yi bilseler bile dile getirecek yürekleri ve dürüstlükleri yok. Ecevit hükümeti AKP’ye yol açan uluslar arası güçler ve onların işbirlikçileri tarafından kundaklanınca yaşama geçmedi bu proje.
Medya suskun da o günkü bakanlar kurulu üyelerine ne demeli? Devlet Bahçeli, bu anlaşmayı onayladığının farkında değil sanırım. AKP’ye destek vermeyi bıraksa anımsayacak nereye imza attığını.
Ecevit hükümetinin düşmesine neden olan Özkan nerelerde? O, şimdilerde DSP’nin başına ördüğü çorabı, CHP’nin başına örmekle meşgul.
Marmaray, bir demiryolu projesi. Türkiye’de demiryolu projeleri Cumhuriyetçilerin işi. Sağ iktidarlar demiryollarına hep karşı çıktılar, karayollarının gelişmesinden yana oldular. Halkın yararına olanı değil, olamayanı yeğlediler. AKP, Marmaray’ı yapmaya zorunluydu; çünkü her şey tamamdı.
AKP, şark kurnazlığıyla Marmaray tamamlanmadan açılışını yaptı. Her şey birbirine karıştı. Varsa yoksa parti çıkarı... Halkın güvenliği umurlarında değil. Hak yemek mi onların görevi. Halkı yoksullaştırdıkça kendi servetlerini büyütenler için Ecevit Hükümetinin projesini yürütmek de iş mi?
Not: Resmi Gazete’yi bizlere anımsatan ve bilgilenmemizi sağlayan Saygın Arkadaşım Muammer Özkoca’ya teşekkür ederim.
4 Kasım 2013 tarihli Ulus Gazetesi’nde yayımlanacaktır.

                                                           Adil Hacıömeroğlu
                                                           30 Ekim 2013



4 yorum:

  1. Güzel insan, sevgili dost Adil Hacıömeroğlu kendine özgü üslubuyla yine gerçekleri gündeme getirmiş. Sağlıklar diliyorum. Muammer Özkoca

    YanıtlaSil
  2. Erdinç Şener2 Kasım 2013 17:25

    Kaleminize sağlık Üstadım..

    YanıtlaSil
  3. her zamankı gibi yine kalemine sağlık diyorum ,gerçekleri çok güzel dile getirmişsin .keşke büyük gazetelerde yazan adı büyük vizyonu küçük bazı köşe yazarlarıda bunun yarısını dile getirme yürekliliğini gösterebilsede daha çok kişi bilgilenebilseydi..sevgilerimi yolluyorum
    aynur çatakoğlu

    YanıtlaSil
  4. merhaba Adil Bey, aynı aceleciliği Kadıköy-Kartal metro hattında da yaptılar, Uzunçayır metro durağına bir yeraltı suyu sızıyor.

    YanıtlaSil