28 Kasım 2013 Perşembe

SEÇİMDE GÜÇBİRLİĞİ YAPMAYANI MİLLET AFFETMEZ 2

                    
Gezici Araştırma’nın sonuçları ilgi çekicidir. Bu sonuçları gören her yurtsever, Milli Güçbirliğinin ne kadar yaşamsal olduğunu anlar. Önceki yazımda güçbirliği yapıldığında otuz büyükşehir belediyesinden yirmisini milli güçlerin kazanacağını söylemiştim. Güçbirliğinin yaratacağı sinerjiyle Kayseri, Gaziantep, Samsun, Kahramanmaraş ve Malatya’da AKP ile başa baş bir seçim yaşanır. İktidar aleyhine değişecek koşullar göze alınınca bu illerde, Milli Güçbirliğinin seçim kazanması güçlü olasılıktır.
Gezici Araştırma’nın yaptığı sormacanın sonuçları AKP’nin akıllı bir stratejiyle çökeceğini göstermekte. Büyükşehirler dışında kalan diğer elli bir ilimizde de durum üç aşağı beş yukarı aynıdır. Bu illerde de AKP’ye karşı milli güçler birlikte davrandığında Tayyipgiller kaybedecektir.
Türkiye’nin neresine giderseniz gidin, kime sorarsanız sorun aklın yolu birdir. Yüreğinde vatan sevgisi olan herkes size, AKP-PKK birlikteliğine karşı milli güçlerin bir araya gelmesi gerektiğini söyler. O zaman önümüzdeki engel ne? Önümüzdeki engel, parti yönetimlerine çöreklenmiş kıt görüşlü yönetimler... Ne yazık ki CHP ve MHP yönetimleri Türkiye’nin gerçeğini algılamamaktalar. Halka doğru yolu gösteremedikleri gibi halkın onlara gösterdiği ülke gerçeklerini görmemekte ayak diremekteler.
Peki, CHP ve MHP yöneticileri Milli Güçbirliğine yanaşmazlarsa durum ne olur? Onlara rağmen güçbirliği gerçekleşir, ancak birazcık zorlanarak. Yönetimlerin tepede yapamadığını, halk tabanda yapar. Oylar; milletin birliğini, vatanın bütünlüğünü savunan adaylara verilir. Böylece milletin sesine kulak vermeyen CHP ve MHP yönetimlerini siyaset mezarlığına gönderir seçmen. Zaman; kendi kişisel çıkarını, particiliği halkın çıkarından üstün tutanları siyasetin dışına itme zamanıdır.
Milli Güçbirliğine CHP, MHP, İP, TKP kurumsal olarak katılmalı. Emperyalizme ve işbirlikçiliğe karşı olan tüm demokratik kitle örgütleri de destek vermeli. Bu güçbirliği, hem AKP hem de BDP tabanından da destek bulacaktır.
            AKP, AKP’yi taklit edenlerce yıkılamaz. BOP eşbaşkanlığının ipliğini pazara çıkararak yıkılır. Gayrı milli olanın karşısına milli olanla çıkarsanız kazanırsınız. Şu an Türkiye’ye emperyalist bir saldırı söz konusudur. Emperyalist saldırı, ancak milli güçlerin birlikteliğiyle püskürtülür.
            Emperyalizmi, onun işbirlikçisi irtica ve bölücülüğü yenmenin yolu Milli Güçbirliğinden geçer. Milletin gücünü bölenler, düşmana hizmet eder. Bu nedenle CHP ve MHP yönetimlerini uyarıyoruz. “Milletin gücünü birleştirin ve AKP’yi yıkın!” diyoruz. AKP’ye karşı birleşmezseniz millet sizi affetmez.
Not: Yazılarımın tümüne, http://adiladalet.blogspot.com dan ulaşabilirsiniz.
                                                           Adil Hacıömeroğlu

                                                           28 Kasım 2013

3 yorum:

  1. Aynı görüşteyim,yüreğinize sağlık

    YanıtlaSil
  2. 2011 seçimlerinden sonra olayları gözden geçirelim.Siz ne görürsünüz?Ben kendi namıma hiçbir şey görmüyorum.Sanki kirli eller herşeyi kurgulamış.Senaryoya göre oyunlar oynanıyor.Kurtuluş Savaşı yılları gibi.Halk bitkin ve çaresiz.Hangi partiye oy vereceğini bilemez halde.Aydınlar, dut yemiş bülbül gibi.Medya kişisel çıkarları uğruna her şeyi yapar hale gelmiş.Bu durumda ne beklenir sevgili dost.Gündemi yakından izleyin.Kaba gözle baksanız dahi bu planlamayı görürsünüz.Birileri çareyi emperyal merkezlerin odağında arıyor.Birileri arada sırada nutuk atıp kayboluyor.Sizce bu durum normal bir durum mu?Asla normal bir durum değil.Eğer güçbirliğine vakit kalırsa öngörüleriniz belki olur.Ama o zamana kadar ipler çoktan kopmuş olur.Umarım yanılıyorumdur sevgili dost.Sevgi dileklerimle.

    YanıtlaSil
  3. AKP zulmünden ve faşizminden kurtulma yolu , MİLLİ MERKEZ adıyla ortaya konan görüşün yaşama geçirilmesi ve seçimlerde güçbirliği yapılmasıdır. Muhalif partiler bu konuda büyük sorumluluk altındalar. Halk , böyle bir güç birliğini beklemektedir. Sayın A. Haciömeroğlu , bu konuda yine bir uyarıcı yazı sunmuş okurlara. Teşekkürler!.. ÖZGEN KARA

    YanıtlaSil