8 Temmuz 2014 Salı

OTURARAK TOKALAŞILIR MI?

                                   
Halkımızın güzel gelenekleri var. Bunlar, genellikle karşımızdaki kişiye saygı gösterdiğimizi, değer verdiğimizi gösterir.

İnsan ilişkilerinin saygıya dayalı olduğunu gösteren geleneklerimizden biri, konuğumuz geldiğinde ayağa kalkmaktır. Oturan kişi ev sahibi olsun, konuk olsun fark etmez. Tokalaşarak selamlaşmak söz konusuysa ayağa kalkar. Bu, karşımızdakine gösterdiğimiz saygının ve ona verdiğimiz değerin göstergesidir. Ayrıca bu, alçak gönüllülüğün belirtisidir.

Tokalaşma sırasında oturan kişinin ayağa kalkmaması hoş karşılanmaz. Böyle bir durum karşısında ayağa kalkmayan kişi için iyi şeyler düşünülüp konuşulmaz. Ona, “Kendini beğenmiş, karşısındakini adam yerine koymayan biri...” gibi tanımlamalar yapılır. Böylesi bir durumda ayağa kalkmayan kişinin, çevresindekilerle sıcak ilişki kurması olanaksızdır.

7 Temmuz 2014 günü çatı adayı İzmir’de. Kısa bir basın açıklaması yaptı. Ardından yurttaşlar ona, “Hoş geldiniz.” Demek için ellerini uzattılar. O da ne? Çatı adayı, koltuğundan kımıldamadan elini uzatmakta oradakilere.

Televizyonlara yansıyan oturarak tokalaşma görüntüsü toplumda yorgun aday algısı yaratır. Ayağa kalkacak dermanı olmayan biri, milletin önüne nasıl düşecek?

İhsanoğlu geleneklerimizi belki tam olarak bilmez. Çünkü uzun süre yurtdışında yaşadı. Özellikle çocukluk ve gençlik dönemleri dışarıda geçti. Yani kişinin her şeyi çok kolay öğrenebileceği, davranışların insan karakterine yerleşeceği dönemler... O zaman ne yapmalı? Çatı adayının yanında bulunanlar, bu tür ayrıntılar konusunda uyarılar yapmalılar...

Eee, ne yapalım? Bu günleri de yaşayacağımız varmış. Çifte vatandaşlığı olan birinden cumhurbaşkanı adayı olursa çok şeyler görürüz çok...
                                                                       Adil Hacıömeroğlu
                                                                       8 Temmuz 2014


1 yorum:

  1. Saygın Öğretmenim. Ekmeleddin Efendi Bilge Önder Atatürk'ten de "O büyük bir komutandır" diye söz etti. Komutanlık, Atatürk'ün yaşamındaki dönemlerden birine ilişkindir. Öteki dönemler nerede? Adı Türk olan bir devletin kuruculuğu, devlet adamlığı, devrimcilik dönemleri... Bunlar anılası değil midir? Ekmeleddin Efendi, nereden bakarsak bakalım, yetersiz biri...
    Yazılarınız için size teşekkür eder, gönenç dilerim.
    Tarık Konal

    YanıtlaSil