5 Temmuz 2014 Cumartesi

SİLİVRİ’Yİ KİM BOŞALTTI?

                                               
Bazı çevreler, son günlerde Silivri’yi RTE’nin boşalttığını söylemekteler. Tabi, bunun karşılığında da Ergenekon ve Balyoz tutsakları dışarı çıkınca AKP’ye diyet borcu ödüyormuş. Mantığa bakın!

Yaşamları boyunca halk hareketlerini anlamayan, halkın gücüne güvenmeyen, “direniş” denen sihirli sözcüğün anlamını bilmeyen kişiler, hep güçlünün merhametine sığınırlar. Güçlüden yalvararak bir şeyler elde etmeyi başarı sanırlar.

Silivri nasıl boşaldı?

Öncelikle Ergenekon, Balyoz, odatv... davalarının yeryüzünün en uydurma suçlamalarıyla başladığını belirtelim. Dünyanın en gülünç savlarıyla insanları sonsuza dek mahpus damlarında tutabilir misiniz?

Tutukluların neredeyse tamamı, mahkemelerde olağanüstü bir direnişin, cesaretin, kararlılığın simgesi oldular. Tutsaklar, AKP-Cemaat savcılarının savlarına pabuç bırakmadılar. Duruşmalar sırasında çoğu zaman savcılar, tutsaklarca savunmalarla mahkûm edildiler. Savcı, savını savunamaz duruma geldi. Bu komedi, ne kadar daha sürebilirdi ki?

Zindanları boşaltan halkın gücüdür. Nasıl mı? 29 Ekim 2012’de yurtseverler, Ankara’da barikatları yıkıp Anıtkabir’e koştular.

13 Aralık 2012’de on binlerce kişi, Silivri’yi kuşatarak barikatları darmadağın ettiler. Halkın gücü burada, AKP-Cemaat güçlerini çaresizliğin içine gömdü.

8 Nisan 2013’te ikinci Silivri kuşatması yapıldı. Tarlalar, yollar Türk bayraklarıyla adeta gelincik bahçesine döndü.

Haziran 2013 direnişi, Türkiye’deki tüm haksızlıklara karşı büyük bir meydan okumaydı. AKP-Cemaat iktidarına karşı yurdun dört bir yanında halk ayaklandı. Haziran direnişinin en büyük nedenlerinden biri haksız, hukuksuz uygulamalardı. Silivri hukuksuzluğu, halkın öfkesini artırmıştı.

Yukarıda sıralamaya çalıştığımız halk hareketleri, AKP-Cemaat iktidarına karşı dönüm noktası niteliği taşıyan direnişler. Yurtseverler, iktidarın her haksızlığında karşı koydular BOP’çulara. Teslim olmadılar, merhamet dilenmediler.

AKP-Cemaat kavgası neden başladı?

Halk direnişleri, AKP-Cemaat ittifakını çatırdattı. Onların yıkılma telaşı, birbirlerinin kirli çamaşırlarını ortaya dökmelerine neden oldu. Halkın direnişini, gücünü arkasına alan bazı yargıçlar, Silivri’deki hukuksuzluğu sona erdirmek için doğru kararlar verdiler. Sonunda Cumhuriyetçi tutsaklar, Mustafa Kemal’in askerleri özgürlüklerine kavuştular.

Tarihi halk yazar. Son sözü halk söyler. Türkiye’de AKP-Cemaat iktidarına karşı direnen halk, sözünü söylemiştir. Bu direnişlere katılmayan, içeriğini bilmeyen, halkın isyanının nedenlerini anlamayan bazı tatlısu aydıncıkların Silivri’nin neden boşaldığını anlamamaları çok doğal. Çünkü onlar direnerek, savaşım vererek değil; güçlüye yalvararak, despottan merhamet bekleyerek yaşamlarını sürdürmekteler. Ya da bir ABD’ci İslamcı siyasetçiye karşı, benzer bir kişinin tansıklar yaratmasını beklemekteler.

Güçlüden merhamet elde edenler, o merhamet karşısında efendiye hizmet etmeyi görev sayarlar. Herkesin böyle yapacağını düşünürler. Yaşamın kurallarının böyle işlediğini sanırlar. Çünkü toplumsal mücadelenin onurunu yaşamamıştır bu kişiler. Hep ceket ilikleyerek geçen bir yaşamda, onurlu dik duruşun iç rahatlığı bilinmez.

Evet, insanoğlu bir aynadır. Kişi aynaya bakar, kendini görür. Silivri kahramanlarının onurlu savaşımını anlamak için doğru aynalara bakmak gerek. Bakın doğru aynaya da zindanları halkın boşalttığını görün.
                                                           Adil Hacıömeroğlu
                                                           5 Temmuz 2014


4 yorum:

  1. agzına kalemine saglık adil hocam konuyu çok güzel anlatmışsın.

    YanıtlaSil
  2. BİR YERE KADAR SÖZLERİNİZ DOGRU GİBİ OLSA DA,BİR ENTRİKA CE BİZANS OYUNU GİBİ GELİYOR HALA BANA,SALINIVEREN İNSANLARIMIZ...ZERRE KADAR GÜVENMİYORUM ,OYNUYORLAR BİZLERLE...SORUN BURADA,HALA UYKUDAYIZ GALİBA...

    YanıtlaSil
  3. Gercekleri tarih yazar tarihide Adil Hacıomeroglu yazsin.ne diyelim...

    YanıtlaSil
  4. Sevgili Adil kardeşim ; güzel fikirlerinize , kaleminize , yüreğinize sağlık.Selamlar , sevgiler...

    YanıtlaSil