10 Temmuz 2014 Perşembe

VAHDETTİN KÖŞKÜ’NDE BİR KORKAK


Erdoğan, Çengelköy’deki Vahdettin Köşkü’nü Devlet Konukevi yapıyor. Anlayacağınız kendisine çalışma ofisi...

Rastlantının böylesi de olmaz tabi... RTE, Hayranlık duyduğu bir padişahın köşkünde çalışacak.

Vahdettin Köşkü, Alexandre Vallaury tarafından yapılmış. Vahdettin, uzun süren şehzadelik döneminde burada yaşadı. Diğer şehzadeler (kardeşleri) ile ilgili jurnalleri burada yazıp ağabeyi II. Abdülhamit’e gönderirdi. Bu nedenle de ağabeyi tarafından sevilirdi. Türkiye’de gerici kesimin Vahdettin’e toz kondurmamasının nedenlerinden en önemlisi de II. Abdülhamit ispiyonculuğudur.

Vahdettin, medrese eğitimi almıştır. Bu nedenle dini bilgisinin kuvvetli olduğu söylenir. Dünyanın en büyük devletlerden biri olan Osmanlı Devleti’ni yalnızca medrese bilgisiyle yönetme becerisi(!) göstermiş. İlginç değil mi? Kendisini son Osmanlı padişahı sanan RTE’de yarım medrese bilgisiyle devlet yönetmekte. Tabi, bir yönetici bilim, kültür, sanat, diplomasi ve çağdaş eğitimden uzak olursa tüm komşularıyla ülkesini düşman yapar.

Vahdettin, son Osmanlı padişahıdır. Mondros ve Sevr anlaşmalarını kabul eden biridir. Anadolu’da yükselen Milli Mücadele’yi engellemek için elinden geleni yapmıştır. Milleti sürü, kendini de çoban gören bir devlet yöneticisidir. Sonunda bir İngiliz zırhlısıyla Türkiye’den kaçan bir padişah-halifedir.

Şimdi kalkmış RTE, Vahdettin Köşkü’nü mekân eyleyecek. Buna şaşmamak gerek. Çünkü hayranı olduğu ve izinden gittiği bir padişahın konutunda gecelemek, Erdoğan’ı mutlu edecektir. Bilmem, ama RTE de Vahdettin’in gördüğü düşleri görür mü acaba burada? Onun gibi İngiliz zırhlısı mı, yoksa ABD gemisi mi görür? Vahdettin’in masasına kurulduğunda kendini, onunla özdeşleştirir mi?

Köşk’ün onarımı sırasında aslına sadık kalınmadı. Tarihsel bir yapı, AKP anlayışıyla kuşa döndürüldü.  Zaten AKP, tarih ve doğadan nefret eder. Başka nefret ettikleri de var: İnsanlar...

Son Padişah, Köşk’e arada sırada uğrayacak ya... Yolların trafik akışı değiştirildi. Komşu evlerin arsaları kamulaştırıldı. Bu evler için yıkım kararı verildi. Çünkü RTE’nin güvenlik korkusu var. Ne olur, ne olmaz... RTE, insanlardan korkuyor nedense... Bu nedenle yanında insanlar yaşamamalı.

İnsan, korkuyla ne kadar yaşar? Herkesi düşman görmek nasıl bir ruh durumudur?

Erdoğan, Çengelköy sırtlarında sefa sürmek için insanların yuvalarını yıkmakta. Neredeyse üç kuşaktır aynı evlerde yaşayan insanların evlerini ellerinden almakta. Atalarımız, “Yuva yıkanın yuvası olmaz” demiş. İnsanların evlerini başlarına yıkarsan korkun çok artar çok...

Unutma, Çengelköy’de çok fazla martı var. Gece gündüz uçuşurlar gökyüzünde. Onlar, Boğaz’ın koruyucularıdır. O güzelim Boğaz’ın doğasına, tarihine zarar verirsen martılar bunu yanına koymaz. Bunu, böyle bil! İstersen martıları da yok et! Tabi, gücün yeterse...
                                                                                  Adil Hacıömeroğlu
                                                                                  10 Temmuz 2014




3 yorum:

  1. Tarih tekerrür ediyor. Ne yaparsa kendi eliyle yapıyor insan. Yazınız çok güzel olmuş Adil bey. Emeklerinize çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. Bence kaderi onu oraya çekiyor.. ÖLÜM orada bulacak onu! Rüyalarında çok yaşa re.te.eee diye bağıranlara el sallarken, Azrail de ona sallayacak tokadını.

    YanıtlaSil
  3. Kötülere pek bir şey olmuyor ama, kim bilir! Bekleyelim bakalım. MUZO

    YanıtlaSil