18 Ağustos 2014 Pazartesi

BONZAİ, TÜRK GENÇLİĞİNE SALDIRI MI?


Son haftalarda neredeyse gün aşırı olarak gençlerin bonzai nedeniyle ölüm olaylarını işitmekteyiz. Son aylara kadar kamuoyunun adını duymadığı bir uyuşturucu, bonzai. Liseliler arasında bile çok yaygın olduğu söylenmekte uzmanlarca. Diğer uyuşturuculardan daha ucuz olduğundan gençler kolayca ulaşabilmekte bu zehre.

Gençler, bonzaiye alıştıktan sonra her geçen gün dozu artırmaktalar. Yedi sekiz ay gibi bir zaman diliminde zehir kullanımındaki dozun artması, ilk kullanıma göre yirmi kata kadar çıkmakta. Doz artınca da ölüm, kaçınılmaz olmakta. Son haftalarda yaşanan sık ölümler, bonzai kullanımının son bir yıl içinde hızla yayıldığını göstermekte. Bu durum da kafalara bazı soruların takılmasına neden olmakta.

Haziran 2013’te patlayan AKP’ye karşı direniş hareketine katılanların çoğu gençti. Çoğu kişinin apolitik olarak gördüğü gençlerin bu denli sert bir direnişte bulunması, iktidarı sarstı; muhalefeti şaşırttı. Bu nedenle egemen güçlerin gençliği politikadan uzaklaştırmak için yeni çareler arayacağı muhakkaktır. Gençlerin, güçlü muhalif örgütlerde birleşmesini önlemek için iktidarların birtakım yollara başvuracağı yüksek olasılıktır.

Dünyanın birçok ülkesinde baskıcı egemen güçlerin gençliğe siyaset düşündürtmemek için başvurduğu yollardan biri, onları uyuşturucuya alıştırmaktır. Öldürücü zehir, içenleri uyuşturarak kendi yaşamının gerçeklerini unutturup sahte ve geçici bir mutluluğun kucağına bırakır. Zamanla bağımlılığa dönüşen bu durum, kişiyi yaşamdan soyutlar. Onun yalnızca uyuşturucuya odaklanmasına neden olur. Böylece kişi, siyasetten uzaklaşarak yurt sorunlarını düşünmez.

Son aylarda hızla yayılan bonzai kullanımı rastlantısal olamaz. Özellikle muhafazakâr bir iktidar döneminde uyuşturucu kullanımının neredeyse serbest olması düşündürücüdür. Gençler, bonzaiden ölürken bu zehri pazarlayıp satanlara karşı bir savaşım görülmemekte. Bu kadar yoğun ve açık kullanılan zehrin tacirlerine karşı AKP iktidarının sert önlemler aldığı söylenemez.

Ortadaki tüm gerçekler göz önüne alındığında bonzainin “Haziran Direnişi” sonrasında gençliğin yolunu kesmek için birileri tarafından yaygınlaştırıldığını söylemek yanlış olmaz, sanırım. Türk gençliği bir saldırıyla karşı karşıyadır. Bu belanın def edilmesi konusunda herkes üzerine düşeni yapmalı. Üniversitelerin ilgili birimleri, konunun boyutları hakkında ayrıntılı araştırmalarda bulunmalı.

Gençliği zehir tacirlerinin elinden kurtarmak bir vatan görevidir. Çünkü gençlik, geleceğimiz ve umudumuzdur. Bir toplum, geleceğinin ve umudunun göz göre göre tüketilmesine göz yumabilir mi?
                                                           Adil Hacıömeroğlu
                                                           18 Ağustos 2014


3 yorum:

  1. Mücadele kültüründen ve sanattan yoksun, uyuşturucu batağına saplanmış bir gençlik isteniyor, Avrupa'da piyasaya çıkışından 10 yıl sonra bir anda her yeri sarması manidar, elbirliğiyle Türk İstikbalinin evladını kurtaralım bu illetten

    YanıtlaSil
  2. Tüm yazdıklarınıza katılıyorum. Aileler çok ciddi ve sistemli bir
    şekilde bilinçlendirilmeli.Sadece haber bültenlerinde bir kaç cümle ile geçiştirilecek bir konu değil bu. Yerel yönetimler, üniversiteler, okullar, emniyet birimleri konu ile ilgili bilinçlendirme çalışmaları yapmalı. Kamu spotları ve eğitici filmler ile köylere dek ulaşılmalı. Turizm yörelerinde köylerde uyuşturucu kullanımı oldukça yaygın ve ailelerce neredeyse umursanmıyor desem inanmayacaksınız ama durum bu.

    YanıtlaSil
  3. Ülkemizdeki egemen kesim ; 2013 Haziran'ında baş gösteren Gezi eylemi ile gençliğimizi durduramamış , bir şok yaşamıştır. Öç alma duygusu içinde gençliğin üzerine sürülen kalabalık polis gücü , TOMA , AKREP ; sıkılan bibergazı , plastik kurşun , gerçek kurşun yedi gencimizin yaşamını yitirmesine ; birçok kişinin yaralanmasına , gazfişeği ile 14 kişinin gözlerini yitirmesine yol açmıştır. Gençliğe POTANSİYEL DÜŞMAN gözü ile bakan iktidar ; öç alma hırsı ile olsa gerek ; BONZAİ denen zehirli uyuşturucunun kullanımı karşısında yeterince önlem almayıp , gençliğin böylelikle siyasetten ayıklanmasını planlamış olabilirler. Bu konuda hukukçulara , yurtsever güvenlik güçlerine önemli görevler düşmektedir. İşte bu konuyu irdeleyen ve uyarılar içeren yazısı ile karşımızda Sn. A. Haciömeroğlu . Teşekkürler!
    ÖZGEN KARA

    YanıtlaSil