1 Eylül 2014 Pazartesi

DÜNYA BARIŞ GÜNÜ

                                               
Hitler, 1 Eylül 1939’da Polonya’yı işgal ederek İkinci Dünya Savaşı’nı başlattı. Bu tarihi gün savaşa inat, dünya sosyalistlerinceve savaş karşıtlarınca “Barış Günü” ilan edildi. Amaç; savaşların kanlı, acımasız, insanlık karşıtı yüzünü herkese anlatmak. Savaşların çıkmasını önlemek...

Peki, dünyanın en kanlı boğuşması olan II. Dünya Savaşı’ndan sonra insanlık, çok özlediği barışa kavuşabildi mi? Ne yazık ki hayır!

Kan üzerinden egemenlik kuran emperyalizm ve doymak bilmeyen bir açgözlülükle dünya halklarının iliğini sömüren kapitalizm, insanları daha çok sömürmek için onlarca savaş çıkarttı.

II. Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’nin yeryüzünde yaşamına son verdiği insan sayısı, Hitler’in öldürdüklerinden daha fazladır.

Bölgesel gibi görünen, ancak kapitalizmin kendi ekonomik bunalımlarına çözüm bulmak amacıyla çıkardığı savaşlarda hep yoksul insanlar ölmekte. Özellikle enerji kaynaklarına sahip olma savaşı, dünyayı mahvetmekte. Yine dünyanın stratejik bölgelerini ele geçirmek için başta ABD olmak üzere batılı emperyalistler, halkları kışkırtarak savaşlar çıkartmakta. Kimi zaman emperyalistler, bölgesel çatışmalara bizzat müdahale etmekteler.

Günümüzde Irak, Suriye, Yemen, Afganistan, Libya, Sudan, Nijerya, Somali, Ukrayna’da ve dünyanın birçok yerinde sıcak çatışmalar sürmekte. Zaman zaman Pakistan-Hindistan arasında çatışmalar çıkmakta. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki savaşın ateşi sönmedi. Zaman zaman küllerin altındaki ateş alevlenmekte. Türkiye, ayrılıkçı terörün saldırısı altında. Neredeyse her gün yurttaşlarımızı yitirmekteyiz terör saldırılarında.

Bugün savaşların neredeyse tamamı İslam coğrafyasında olmakta. Çünkü dünya enerji kaynakları burada. Müslüman ülkelerde etnik kimliklerin ve mezhep ayrılıklarının öne çıkarılması emperyalist bir projedir. Amaç, halkları olabildiğince bölmek ve ulusal kimlikleri yok etmektir. Halkları bölerek onları kendi içlerinde düşman yapmak, küresel egemenlerin başvurdukları önemli bir yoldur. Dünya halkları, emperyalizmin “Böl, parçala, yönet!” anlayışını boşa çıkarmalılar. Sömürücü güçlerin oyununa gelmemek gerek.

Dünya barışının sağlanmasının tek yolu, sömürüyü ortadan kaldırmaktır. Emperyalizmin egemenliğini sona erdirmek, kapitalizmi tarihin çöplüğüne atmak barışın sağlam temellerinin atılması demektir.

Barışının sağlanması için paranın saltanatına son vererek insanlık erdemlerinin egemen olduğu bir dünya yaratılmalı. Ezilen dünyanın tam bağımsız olmasıyla sömürü de yok olacaktır. Ezilenin olmadığı bir dünyada ezen de olmayacak.

Yurtta ve dünyada barışın sağlanması için daha ne kadar bekleyeceğiz?

İnsanlığın kanını emerek beslenen emperyalizme, kapitalizme “Dur!” demenin zamanı gelmedi mi daha?
                                               Adil Hacıömeroğlu

                                               1 Eylül 2014

2 yorum:

  1. Elinize, kaleminize sağlık Adil Bey.. Hislerimize ve fikirlerimize tercüman olmuşsun....

    YanıtlaSil
  2. 1 Eylül ; Hitler'in Polonya işgali ile İkinci Dünya Savaşını başlattığı gün olarak ; sosyalist kesimlerce ve emperyalizm karşıtlarınca DÜNYA BARIŞ GÜNÜ kabul edilmiştir. Ancak ; İkinci Dünya Savaşından bu yana emperyalizmin saldırıları ve savaşa kışkırtmaları sürmektedir. Barışçı kitlelerin ödevi , emperyalizme karşı , yoksul , sömürülen ülkelerin halklarını emperyalizme karşı güç birliğine götürmektir. Bu ödev başarıya ulaşacak olursa , emperyalizm de bitecektir. Bu ereğe ulaşmak için de gerçek halk liderlerine , aydın kitlelere , uzmanlara , sömürü karşıtlarına büyük sorumluluk düşmektedir. İşte bu konunun ayrıntılı anlatımı Sn. A. Haciömeroğlu'nun yazısında yer alıyor. Teşekkürler!
    ÖZGEN KARA

    YanıtlaSil