21 Ekim 2014 Salı

ABD-AKP, İKİNCİ İSRAİL’İ KURUYOR


“AKP Tezkeresi” Erbil’den Akdeniz’e uzanacak Kürt koridorunu açmak için çıkarıldı TBMM’den. Ne yazık ki Türkiye Cumhuriyetinin geleceğini tehlikeye düşürecek bu girişim TBMM’de ciddi bir direnişle karşılaşmadı. Oy versin vermesin iktidarıyla muhalefetiyle neredeyse milletvekillerinin tümüne yakını Lozan’ı ortadan kaldıracak bir tezkereyi desteklediler.

RTE, Doğu Karadeniz illerindeki gezisinde PKK/PYD’ye esti gürledi. Terör örgütleriyle işbirliği yapmalarının olanaklı olmadığını avazı çıktığı kadar bağırdı. Oysa RTE, gırtlağını yırtarken çoktan iş pişirilmişti bile.

ABD Dışişleri Bakanı, PKK/PYD’ye silah yardımında bulunacaklarını açıkladı. 20 Ekim 2014 günü ABD uçakları Ayn El Arap’a yirmi dört ton silah ve sağlık gereci attı havadan. Tabi havadan atılan silahların bir bölümünün IŞİD’in eline geçme olasılığı da var. Böyle olursa ABD, bunun yanlışlıkla olduğunu söyler, geçer. ABD, yanmakta olan Ortadoğu kazanının altına sürekli odun atmakta, ateşi beslemekte. Yangın ne kadar büyürse ABD çıkarlarına o kadar hizmet eder.

ABD’nin Ayn El Arap’a silah göndermesinden sonra Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, PKK/PYD’ye yardım için Barzani peşmergeleri için geçiş izni vereceklerin açıkladı. Barzani güçlerin Ayn El Arap’a gidebileceği tek nokta Türkiye sınırı. Anlaşılacağı üzere peşmergeler, Suruç üzerinden geçecekler Ayn El Arap’a. Yani yabancı bir silahlı güç Türkiye topraklarını kullanarak savaşa gidecek.

Suruç’tan Suriye topraklarına yalnızca peşmergeler mi geçecek acaba? Peşmerge kılıklı PKK militanlarının bu yolu kullanmaları nasıl engellenecek? Türkiye, peşmergelere geçiş koridoru sağlarken savaşın tarafı olmakta. Yani, ABD-PKK/PYD safında yerini almakta.

Şimdi şu sorunun yanıtını almak zorunludur: ABD, 20 Ekim’den önce PKK/PYD güçlerine silah yardımı yaptı mı? Yaptıysa bunu hangi yoldan ulaştırdı Ayn El Arap’a?

21Ekim 2014 tarihli Aydınlık Gazetesinin manşeti ilginçtir: “PYD ve Delta Force Birlikte Savaşıyor”. Delta Force, ABD Özel Birliklerinden Yeşil Bereliler... Peki, ABD Özel Kuvvetleri, ne zamandan beri oradalar? Ayn El Arap’a hangi yolla ulaştılar? Eğer hava indirmesi yapılamamışsa gidecekleri tek yol, Suruç’tur. Eee, Yeşil Bereliler oraya silahsız gitmeyeceğine göre daha öncesinden silah geçişi olmuş demektir. O zaman şunu diyebiliriz ki, RTE’nin Afganistan dönüşü sırasında uçakta yaptığı Obama ile telefon görüşmesinden önce ABD’nin silah sevkiyatı başlamıştı.

RTE, ne zaman PKK’ya yüklense altından kesinlikle bölücü örgütle bir anlaşması çıkmakta.

Dış politika, iç politika aracı olarak kullanıldığından Türk diplomasisi çökmüştür. Buna bağlı olarak da sınır güvenliğimiz yok olmakta. AKP’nin dış politikası tamamen ABD istekleri doğrultusunda biçimlenmekte. Bugün ak dedikleri, yarın birden karaya dönüşmekte.

ABD-AKP işbirliğiyle Erbil’le Suriye’nin kuzeyindeki Kürt kantonları birleştirilmekte. El birliğiyle İkinci İsrail’i kurmaktalar, hem de Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tehlikeye atarak.

AKP iktidarı, Türkiye’nin geleceğini düşünmüyor da muhalefet ne yapıyor? Onlar da meleklerin cinsiyetiyle uğraşmaktalar.

Damat Feritler, Türkiye’nin üzerine bir kâbus gibi çökerken Türk Milleti, Samsun’dan doğacak güneşi beklemekte umutla.
                                               Adil Hacıömeroğlu

                                               21 Ekim 2014

3 yorum:

  1. Adil Bey, AKP nin SAMSUN dan aldığı oy tek başına %48, yani Samsun'da güneş çoktan batmış ..

    YanıtlaSil
  2. Tüm gerçekleri asıl çıplaklığıyla anlatan bir yazı olmuş. Bizler biliyoruz da Türk milletinin çoğu bilmiyor ne yazık ki. Size çok teşekkür ederim. Bunları yazıp, bilgilendirme zorluğuna göğüs gerdiğiniz için. Elinize, yüreğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  3. ABD ; BOP emelini gerçekleştirme yolnda Ortadoğu'yu kana bulamak için AKP'yi PKK ve PYD ile birlikte kullanmaya yönelmiştir. Türkiye'den açılan koridorla Peşmergeler Ayn El Arap 'a geçerken , aralarında PKK militanlarının bulunması da olasıdır. Ülkemiz ; bir yandan savaş alanının bir kıyısı olmuş ; öte yandan savaşta TARAF olmuştur. Hem de ülkemizi bölüp , İkinci İsrail rolü oynayacak Kürdistan devleti kurmak isteyenlerle aynı cephede yer alarak. Ülkemizde yöneticilerin aymazlığı ihanet düzeyine erişmektedir. Bu gidişi TBMM'de ciddi bir engelleme çalışması da olmamıştır. Konunun ayrıntılı anlatımı Sayın A. Haciömeroğlu'nun kaleminden. Teşekkürler !
    ÖZGEN KARA

    YanıtlaSil