29 Ekim 2014 Çarşamba

CUMHURİYET’E DÜŞMANLIK NİYE?


13 Eylül 1920 günü Büyük Millet Meclisi’ne Atatürk tarafından Halkçılık Programı sunulur. Düşman daha kovulmamıştır. Vatan kurtulmamıştır. Ancak Mustafa Kemal ve arkadaşları, yurdu hem işgalcilerden hem de Ortaçağ karanlığından kurtarmak için yoğun çalışma içindedirler. İşte, Halkçılık Programı tarihimizin en önemli sayfasıdır. Bu nedenle günümüzde daha da anlam kazanmaktadır.

Halkçılık Programının Maksat ve Meslekler Bölümü:

“Madde 2: Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti hayat ve bağımsızlığını kurtarmayı yegâne ve mukaddes gaye bildiği halkı, emperyalizm ve kapitalizm tahakküm ve zulmünden kurtararak irade ve hâkimiyetin hakiki sahibi kılmakla gayesine ulaşacağı inancındadır. (Atatürk’ün Bütün Eserleri, Kaynak Yayınları, Cilt 9, sf. 323)”

Emperyalist ülkelerin neden doksan bir yıldır Cumhuriyet’imizin üzerine çullandığı, bu maddeden anlaşılmıyor mu?

Aç gözlü kapitalizmin yıllardır halkımızın kanını emmek için neden devletçiliği modası geçmiş gibi göstererek devlete ait ne var ne yoksa yağmalamalarının nedeninin asıl kaynağının ne olduğu açık değil mi?
Burada ulusun yaşaması ve bağımsızlığının biricik yolunun emperyalizm ve kapitalizmden kurtulmakla olacağı anlatılmakta. Liberalizmi, özelleştirmeleri savunarak ve emperyalist projeleri savunarak bağımsızlık korunamaz.

“Madde 3: Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti, milletin hayat ve bağımsızlığına suikast eden emperyalist ve kapitalist düşmanların tecavüzlerine karşı müdafaa ve harici düşmanlarla işbirliği yapıp milleti aldatmaya ve ifsada çalışan dâhili hainlerin cezalandırılması için orduyu sağlamlaştırmayı ve onu milli bağımsızlığın dayanağı bilmeyi borç sayar. (ATABE, Cilt 9, sf. 324)”

Emperyalistlerin, BOP’çuların, Soros solcularının, bölücülerin, Ortaçağ özlemcilerinin Türk ordusunu neden hedef seçtiklerini 3.madde bize açıkça anlatmıyor mu?

Ergenekon, Balyoz... gibi bir dizi kumpasın kimlerce, neden kurulduğunu anlamamak olanaklı mı?

“Madde 4: Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, halkın maruz bulunduğu sefalet ve sebeplerini gidererek saadet ve refahının gereklerini ve vasıtalarını temin etmeyi esas ilke ve dolayısıyla toprak, maarif, adliye, maliye, iktisat ve genel olarak toplumsal meselelerde asrın icabına ve halkın hakiki ihtiyacına göre gereken yenilikleri ve tesisleri vücuda getirmeyi başlıca vazife sayar. Ancak, Türkiye Büyük Millet Meclisi gaye ve maksatlarını temin için bütün mesai ve icraatında millet ve memleketin maruz bulunduğu fiili tecavüzlere ve ifsatlara karşı milletin birlik ve dayanışmasını halele ve müdafaa ve mücadele kuvvet ve kudretini eksilmeye uğratmaktan ehemmiyetle kaçınır. Siyasi, toplumsal ilkelerini milletin ruhundan almaya ehemmiyet atfeden Büyük Millet Meclisi hükümeti bu ilkelerin tatbikatında milletin hakiki eğilimlerini ve ihtiyaçlarını nazarı dikkatte bulunur. (ATABE, Cilt 9, sf . 324)”

Halkımızın neredeyse üçte biri açlık ve yoksulluk sınırında yaşamakta. Halkçı olmayan hükümetlerce ülke kaynakları bir avuç yandaşa peşkeş çekilirken ulusun büyük çoğunluğunun geçim darlığı çekmesindeki neden şimdi daha iyi anlaşılmıyor mu?

Cumhuriyet, Halkçılık Programı üzerinde yükselen emperyalizme, kapitalizme ve Ortaçağ karanlığına karşı özverili savaşımlarla kurulan, gücünü savaş alanlarından alan halk iktidarıdır. Emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin Cumhuriyet’in halkçı yönünü ortadan kaldırmak için var güçleriyle çalışmasının nedeni, 1923 ışığının gözlerini kamaştırmasıdır.

Cumhuriyet, emperyalizme karşı kuruldu ve yine ona karşı mücadele içinde var olacaktır.

Cumhuriyet, Altıok’la vardır. Altıok’u değiştirme isteği, emperyalizme hizmet etmektir.

Cumhuriyet’i emperyalizme, kapitalizme ve işbirlikçilere karşı kurduk. Bugün de içerden ve dışarıdan tüm saldırılara karşın onu emperyalizme, kapitalizme ve işbirlikçilere karşı savunmayı sürdüreceğiz.
                                               Adil Hacıömeroğlu

                                               29 Ekim 2014

2 yorum:

  1. Tunuslular bile anladı anyayı konyayı ama bizimkiler daha çözemedi...
    şu AKP nin karşısına bu genel seçimde kim çıkacak, bir anda önce tespit edelim...iyi bir plan dahilinde caddelere, sokaklara, köylere, mezralara, villalara, gecekondulara dağılımı... zengin, fakir, genç, yaşlı, kadın, erkek memleketin her köşesinde, herkese ulaşalım... Cumhuriyeti anlatalım, Atatürk'ü anlatalım, halkçılığı anlatalım... Daha iyi bir hayat, özgür, saygın ve onurlu bir ülke için söz verelim... Ve Halkımız bize devletin anahtarını emanet edince, Sözümüzü tutalım...

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Adil Bey,
    sn. Kılıçdaroğlu 'na İzmir den bile iki elin on parmağından fazla oy çıkmayacağı sabitken ve AKP nin ileri demokrasisinin ne mal olduğunu halkımız artık anlamaya başlamışken, geleceğimizin çizilmesinde önümüzdeki genel seçimin önemi hergün daha belirgin hale gelirken, sözkonusu genel seçime CHP nin hangi genel başkan ile ve hangi söylemleri ön plana çıkartarak girmesi konusunu tartışmaya açmanızı bekliyoruz,
    Saygılarımla
    Umut Bingöl

    YanıtlaSil