28 Ekim 2014 Salı

MİSİLLEME


“23 Ekim’de Kağızman’da üç HPG gerillasının infazından sonra, Yüksekova’da üç asker öldürüldü.” Bu sözler, TBMM’de temsil edilen HDP’ye ait. Üç PKK teröristine karşılık, üç Türk askerini şehit ettik, demek istemekteler.

Yukarıdaki sözler, bölücü örgütün açılım süreciyle ulaştığı özgüveni göstermesi açısından önemlidir. PKK, Türkiye Cumhuriyeti devletine meydan okuyup güç gösterisi yapmakta. “Senden aşağı kalmam, istediğim zaman istediğim kadar asker-polis öldürürüm.” demekte. Kendisini hem siyasal hem de askersel alanda devletle eşdeğerde tutmakta.

Yüksekova eylemi gösterdi ki PKK dağlarda değil, kentlerde eylemler yapacak bundan böyle. Çünkü dağdaki militanlarının çoğu kentlerde konuşlanmış durumda.

Açılım öncesi bölücü örgüt militanları, eylemlerine ilkbaharda başlar; sonbaharda üslerine çekilirdi. Kış boyunca PKK saldırıları çok az görülürdü. Kentlere yerleşen bölücü örgüt, artık yaz-kış demeden eylem yapacak konumdadır. Çünkü dağlardaki zor doğa koşullarıyla mücadele etmesi gerekmeyecek. Üstelik kentlerdeki eylemlerinde kitle desteğini de arkasına alacak.

Kentlerde saklanmak, PKK militanları için daha kolay. Çünkü onları koruyacak binlerce ev var.

PKK’nın kentlerde eylem yapması, bölücü örgüt yandaşı birçok gencin de silahlanmasına neden olacak. Gençlerin dağa çıkmasına gerek kalmayacak; çünkü dağ kente, halkın içine inmiştir. Bunu da yapan AKP iktidarıdır.

HDP, artık çekinmeden bölücü örgütü açıkça savunmaktadır. Ne yasalardan korkmakta ne de halktan utanmaktadır. Çünkü yasalar bölücü örgüte göre düzenlenmekte. Ayrıca kamuoyu da açılım propagandalarıyla bölücü örgütü hoş görür duruma getirildi.

HDP’yi bir kenara bırakalım. Zaman zaman AKP sözcüleri bile PKK liderlerini övmekteler.

Eli, kolu bağlanan askerin etkisizleştirilmesi, bölücü örgütün eylem alanlarını genişletti. Özgüvenini artırdı.

PKK’nın bir gün sonra misilleme yapması, açılımın geldiği ihanet boyutunu göstermekte. AKP, açılımla PKK’yı halka açtı. Ona güç kazandırdı.

Aslanı kafese kapatırsan, meydan çakallara kalır. Açılım sürecini, bundan başka özetleyecek bir söz olamaz sanırım.
                                                           Adil Hacıömeroğlu

                                                           28 Ekim 2014

2 yorum:

  1. Tek sermayesi öldürmek olan bu örgütten artık Kürtler de paçayı kurtarmalıdır..er geç bu örgüt bir gün çözüldüğünde boşluğu adalet, hukuk ilkeleri, kaliteli eğitim, canlı bir ekonomik hayat doldurmalıdır...
    Acaba cumhuriyet bayramında AK Sarayı dolduracak olanların, akil adamların, ikoncan denilen saray dalkavuklarının, PKK sonrası Güneydoğu ve Doğu bölgeleri için ne gibi bir katkı bulunma planları var?

    YanıtlaSil
  2. AKP 'nin '' AÇILIM , ÇÖZÜM '' gibi yakıştırma söylemlerle PKK örgütüne ve yandaşlarına verdiği ödünler , bu ihanet kesimine güç kazandırdı. Güneydoğu halkı bir zamanlar teröristlerin ölülerini mezarlarına kabul etmezken ; şimdilerde AKP'nin güç kazandırdığı PKK ' ye, bölgede yandaşlar ve bu teröristleri koruyucular artmıştır. Artık devlet güvenlik güçleri ile yarışır durumda olduklarını gösterme çabasındalar. Bu doğrultuda , öldürülen üç saldırgan PKK militanına karşılık üç askerimizi silahsız ve sivil olduklarında izleyip kurşunladılar. HDP ' de buna MİSİLLEME deme ihanetinde . Sn. A. Haciömeroğlu'nun bu yazısı , AKP'nin ülkemizi getirdiği bu noktanın panoraması olmuş . Teşekkürler !
    ÖZGEN KARA

    YanıtlaSil