17 Ekim 2014 Cuma

VAHŞETLE BARIŞ, DEMOKRASİ VE KARDEŞLİK OLUR MU?


PKK’lıların ve bölücü örgütün siyasal uzantılarının dillerinden düşürmedikleri üç sözcük var: Barış, demokrasi, kardeşlik... Neredeyse her tümcelerinde bu sözcüklerden biri yer alır. Tüm siyasal propagandalarını da bu sözcükler üzerine oturturlar.

PKK ve yandaşları “barış, kardeşlik, demokrasi” sözcüklerini içtenlikle mi kullanırlar; yoksa içlerindeki şiddet duygusunu örtmek için mi?

Atalarımız, “İş, kişinin aynasıdır.” sözünü boşuna söylememişler. Bu nedenle PKK yandaşlarının sözlerine değil, uygulamalarına bakmak gerekli.

PKK militanları, HDP Genel Başkanının çağrısıyla sokaklara çıktılar. Yaktılar, yıktılar, taşladılar, yağmaladılar, öldürdüler...

Yakıp yıkana “Dur!” diyen bir PKK ya da HDP yöneticisi çıktı mı? Çıkmadı... Demek ki yakıp yıkmayı yöneticiler de istediler.

Dükkânları yağmalayanları engelleyen PKK ya da HDP’den bir yöneticiyi gören oldu mu? Olmadı... Bu demektir ki bölücü örgütün kuracağı düzen yağma ve talan üzerinedir.

Gelelim can alıcı noktaya...

PKK’nın ayaklanması sırasında onlarca yurttaşımız yaşamını yitirdi. Bu yurttaşlarımızın önemli bir bölümünü, PKK’lılar öldürdü. Görüşü ne olursa olsun her insanın yaşama hakkına saygı gösterilmeli. Hele silahsız kişileri hunharca öldürmek bağışlanamaz.

Kurban bayramının dördüncü gününde yurttaşlara et dağıtan dört Hizbullah (Görüşlerinin hiçbirine katılmam.) yandaşının öldürülme biçimleri kabul edilemez. Bu konuda basında çıkan iddialar var. Biri elli yerinden bıçaklanmış, üçüncü kattan atılmış, sonra da arabayla ezilmiş.

Diğerleri hem silahla vurulmuş hem de bıçaklanmış. Yine üçüncü kattan atılan bu kişilerin başları ya taşlarla ya da arabayla ezilmiş.  Öldürmek, bir kişiye işkence yapmak insanlık ayıbı ve suçtur. Hele insanları işkence ederek öldürmek asla kabul edilemez. Üstüne üstlük işkenceyle ölen kişiye işkence yapmak vahşetin doruğa çıktığı noktadır.

Peki, işkenceyle öldürmeler sokaklarda yaşanırken PKK/BDP yöneticileri neredeydiler?

Karşıtını işkence yaparak öldürme duygusuyla dopdolu, vahşeti bir savaşım biçimi olarak benimsemiş kişilerin ağzına “barış, kardeşlik, demokrasi” sözcükleri hiç yakışır mı?

Halkımızın önemli ve güzel gelenekleri var. Can korkusuyla kaçarak kendisine (evine, işyerine, toprağına) sığınmış bir kişiyi, düşmanı dahi olsa, onu korur, teslim etmez.

“Sığındıkları evdeki kadın onlara karışmamış; fakat eşi saldırganlara telefon açıp ‘IŞİD’çiler burada.’ demiş. (Habertürk gazetesi, 16 Ekim 2014)” Bu sözler ölen gençlerden birinin babasına ait.

Ne oldu bu toprağın güzel insanlarına? Evine sığınmış insanların öldürüleceğini bile bile onları hangi duyguyla haber veriyor bölücü örgüte?

Gözünü kırpmadan insanlara işkence yaparak öldüren militanlar hangi nefret tarlalarında yetiştiler? Onları bu duruma getiren siyaset anlayışı, düşünce yapısı nasıl oluştu? Öldürmeyi yaşam biçimi olarak benimseyen bu anlayışla uzlaşmak, demokratik kurallar içinde yaşamak olanaklı mı?

Hizbullah, domuz bağıyla işkence yaparak öldürüyordu karşıtlarını. IŞİD, kafa keserek yok etmekte beğenmediği düşüncede ya da inançta olanları. PKK da akla gelmeyecek işkencelerle hunharca öldürmekte kendinden olmayanları. Ne farkları var bunların birbirlerinden? Vahşette yarışmakta bu tür örgütler, insanlık da değil.

Barış, kardeşlik, demokrasiyi savunmak kim; siz kimsiniz? Bu kadar büyük vahşeti örtecek cilalı söz hiçbir dilde yok! Yıllardır kandırdığınız kişilerin uyanma zamanıdır.
                                                           Adil Hacıömeroğlu

                                                           17 Ekim 2014

2 yorum:

  1. HDP'nin çağrısı ile ülkemizi kana bulayan PKK kalkışması , 38 kişinin ölümüne , yüzlerce kişinin yaralanmasına ; akıl almaz yakmalarla , yağmalarla ülkenin savaş alanı olmasına yol açtı. Bu insanlık düşmanı eylemi gerçekleştirenler , ağızlarına yakışmayan KARDEŞLİK , BARIŞ , DOSTLUK savsözlerini kullanıp , bunların tersini yapmışlardır hep. Haklarını savunduklarını ileri sürdükleri Kürt halkına zarar vermekten , o kesimden yurttaşlarımızı öldürmekten de geri durmamışlardır. Artık Kürt halkının da uyanma ve bu terör örgütlerine karşı durma zamanıdır. IŞİD , HİZBULLAH , PKK terör örgütlerinin kendi çıkarları için ülkeye ve halka verdikleri zararı görme ve onları dışlama , engelleme zamanıdır. Bu konunun ayrıntılı anlatımını bizlere sunmuş Saın A. Haciömeroğlu .. Teşekkürler !
    ÖZGEN KARA

    YanıtlaSil
  2. Terör ve demokrasi kelimelerinin aynı cümlede bile kullanılması abestir. Öte yandan ortada çok ciddî bir ihmal ve mağduriyet var. Doğu Anadolu yu toprak ağalarına ve feodaliteye teslim edenlere lanet olsun...

    YanıtlaSil