24 Aralık 2014 Çarşamba

SEÇİM YENİLGİSİNİ ÖNCEDEN KABULLENEN YCHP YÖNETİMİ


Sözcü Gazetesinden Nil Soysal, aynı gazetenin yazarlarından Bekir Coşkun’la bir söyleşi yaptı. Coşkun, görüp bildiklerini hiç çekinmeden dile getiren bir yazar. Namuslu bir aydın. Cumhuriyet değerlerine bağlılığı ise tartışılmaz. Bu söyleşide Bekir Coşkun’un Kılıçdaroğlu ile ilgili söyledikleri ilginç.

Nil Soysal, Bekir Coşkun’a: “Geçen yıl arada kaynadı. Ama önceki sohbetimizde, ‘Kılıçdaroğlu çok başarısız.’ demiştiniz...” diye sormakta.

Usta Yazar: “Demiştim, evet. O zaman üç seçim kaybetmişti. Bugün kaybettiği seçim sayısı dört. Fakat seneye göreceksin, yapılan beşinci seçimi de kaybetmiş olarak biz burada konuşacağız.” diye yanıtlıyor Soysal’ı kesin bir dille.

Nil Soysal: “O kadar emin misiniz?” diyerek üsteliyor.

Bekir Coşkun, birkaç hafta önce Kılıçdaroğlu ile Sözcü yazarlarının bir araya geldiği yemekte konuşulanlardan söz etmekte. “O kadar eminim. Çünkü geçenlerde bir yemekte bir araya geldik Kemal Kılıçdaroğlu ile. Ben, Kemal Bey’e: ‘Seçimde şansınız var mı?’ diye sordum. “Yok!” dedi. Kendisi dedi bunu. ‘Biz, iktidar oluyoruz diyebilir misiniz?’ dedim. ‘Diyemem.’ dedi. Bu, aslında umutsuzluğumu daha da artırdı. Şimdi tek umudum ne biliyor musunuz? Ben, bugüne kadar ne desem tersi çıktı. Bugün diyorum ki; ‘Kemal Bey seçimi kazanamayacak.’ İnşallah kazanır. Ama zaten Kemal Bey kazanırsa en çok kendisi şaşıracak! Uzun süre inanamayacak! Şok filan geçirecek hatta.” Usta Yazar’ın bu sözleri tarihsel değerdedir. Kılıçdaroğlu, YCHP’nin genel başkanı olarak iktidar olacağına inanmamakta. Bu acı gerçeği de itiraf etmekte.

Peki, Kılıçdaroğlu Haziran 2015 seçimlerini kazanamayacaklarını söylüyor da yardımcıları, danışmanları ne düşünüyor bu konuda.

Kılıçdaroğlu’nun Başdanışmanı Erdoğan Toprak: “Ben, HDP’nin seçim işbirliği arayışlarını ve tek başına seçimlere girme olayını, iktidarın Anayasa’yı değiştirme manevrası olarak, belli bir merkezden, İmralı’dan yapılan yönlendirme olarak görüyorum. Zaten yapılan tüm araştırmalar da gösteriyor ki HDP barajı aşamayacak. Burada amaç, HDP’yi barajın altında tutup Doğu ve Güneydoğu’da vekilleri AKP’nin hanesine yazdırmak. AKP’nin Anayasa’yı değiştirecek çoğunluk hesabı var. Bu stratejinin altında bir de HDP’nin sol kimlikle sosyal demokrat seçmenden, yani CHP tabanından oy alma politikası var.” demekte.

Erdoğan Toprak da daha yapılmamış bir seçimin galibini şimdiden açıklamakta: AKP... kazanmasına razı da Anayasa’yı tek başına değiştirecek güce ulaşmasından rahatsız. Bu nedenle de umudunu HDP’nin TBMM’ye girmesine bağlamış. Sayın Danışman’ın gündeminde CHP’nin iktidar olması yok, tıpkı genel başkanı gibi.

“Fakat yine matbuatı takip ettiğimde, aynı HDP’nin tek başına seçime girme kararını vermek üzere olduğunu ve bu konuda ciddi adımlar atıldığını görüyorum. Baraj meselesi olan bir partinin kararını, başka bir siyasetçinin kararını tartışmak haddim değildir. Ama acaba ‘İmralı’yla HDP ve AKP arasında yürüyen, başat bir yan yolda yürüyen görüşmenin bir parçası mı?’ diye de düşünmeden edemiyorum. Eğer bölge halkının      iradesini, takdirini mecliste bu şekilde bir ipoteğe alıp da AKP’ye emanet etme gibi bir fikri varsa, bu fikrin çok yakışık kaldığını düşünmüyorum açıkçası. CHP’ye gelirken bu meşruiyeti unutmaması gerektiğini hatırlatırım. Onun bir parçası olarak seçim işbirliğine geldiği zaman da önce AKP ile yaptığı pazarlığı, yani bir parti olarak veya bağımsız olarak girme konusundaki pazarlığını da daha açık seçik kamuoyu önünde, belli etmesini ve tartışmasını temenni ederim.” Bu sözleri, YCHP’nin çiçeği burnunda Genel başkan Yardımcısı Enis Berberoğlu söylemekte Bingöl’ün Kiğı İlçesinde. Hani, Hürriyet Gazetesini yönetirken RTE ile dünya turu atan başköşedeki gazeteci.

Berberoğlu’nun konuşmasındaki ağdalı Osmanlıca ilgi çekmekte. Bu nedenle Dil Devrimini yapan Atatürk’ün kurduğu CHP’de yönetici olması büyük çelişki. Zaten konuşmanın bütününe bakıldığında gerek tümce kuruluşu, gerekse seçilen sözcüklerle sanki anlaşılmasın diye konuşmuş Sayın Yönetici. Bu durum, ayrı bir yazı konusu.

Berberoğlu’nun da derdi HDP’nin tek başına seçime girmesi. Neymiş efendim; HDP, AKP ile pazarlık yapıyormuş. Anlaşıyormuş. Açılım süreci nedir? AKP ile PKK/HDP’nin uzlaşması değil mi? Bu iki partinin Cumhuriyet yıkıcılığında kol kola olduğunun farkında değil Berberoğlu. Enis Bey, bu konuşmasında YCHP’nin HDP ile seçim işbirliği yapma düşüncesini de hâlâ canlı tutmakta.

Bir siyasal parti düşünün. Genel başkanı, genel başkan danışmanı, genel başkan yardımcısı seçimden altı ay önce AKP’yi birinci olarak düşünmekteler. Yönettikleri partinin seçimlerden birinci çıkarak iktidar olacağına kendileri bile inanmamakta. CHP üyeleri nasıl inansın iktidar olacaklarına? İnanıp da nasıl çalışacak üyeler? Ya seçmenler? Yöneticilerinin iktidar olacağına inanmadıkları bir partiye oy verir mi seçmen?
                                               Adil Hacıömeroğlu
                                               24 Aralık 2014



2 yorum:

  1. Gerçekten çok düşündürücü bir durum... , bir tarafta tutuklanan 15,16 yaşında muhalif ailelerin çocukları diğer tarafta seçime giden bir Türkiye,... bu seçimi CHP nin kazanması değil kaybetmesi çok zor ama anlaşılan mevcut Yönetim göre önemli olan da zaten zoru başarmak...

    YanıtlaSil
  2. Ülkemizde hırsızlığın , yolsuzluğun yükseldiği , yüceltildiği bir dönemde , iktidar partisinin erimesi gerek. Gel gör ki ; ana muhalefet partisi YCHP'nin güven vermeyen siyasi duruşu ve söylemleri , kendisinin bir SEÇENEK olmasını önlüyor. '' AKP , yeniden iktidar olacak '' görünümü ve söylemi yayılıyor muhalefetin yanlışlarıyla. CHP genelbaşkanı ;örgüt üst yöneticileri kendi söylemleri ve tutumlarıyla ATATÜKKÇÜ çizgiden uzaklaştığı oranda güven yitirmektedir. HDP 'nin seçime parti olarak girmesinin AKP 'ye yarayacağı ( barajı aşamayacakları endişesiyle ) görüşünün dillendirilmesi ile de AKP'ye ayrı bir puan ekleniyor muhalefet tarafından. Konunun ayrıntılı anlatımı , Sn. A. Haciömeroğlu'nun yazısında yer alıyor. Teşekkürler ! ÖZGEN KARA

    YanıtlaSil