26 Ocak 2015 Pazartesi

YUNANİSTAN HALKI “ NE AB NE ABD” DEDİ

                        
Yunanistan, AB üyesi bir ülke. AB’nin güçlü ülkeleri arasında ezim ezim ezilmiş. İlk başta AB yardımları gözleri boyadı. Ancak ilerleyen zamanda Yunan ekonomisi çöktü. Özelleştirmelerle ulusal ve stratejik sektörler satıldı. Ekonomide dışa bağımlılık arttı. Üretmeyen bir ülke durumuna geldi komşumuz. AB’nin varsıl ülkeleri, kaşıkla verip kepçeyle aldılar Yunanistan’dan.

Yıllardır merkez sağ ve sosyal demokrat partilerce yönetilmiş. Yolsuzluk diz boyu. Yolsuzluk arttıkça halk yoksullaştı. Yunanlılar, neredeyse günlük ekmek gereksinimlerini karşılayamayacak bir ekonomik zorluğun bataklığında çırpınmaya başladılar. Devlet, dış borçlarını ödeyemez bir durumdaydı. Bu nedenle turistik adaları bile satmayı düşündüler. Nüfusun yüzde yirmi beşi bir anda işsiz kaldı. İşi olanların da aldığı ücretler düştü. Çalışanların aylıkları, temel insani gereksinimleri karşılayacak durumda bile değil.

AB’nin varsılları, tefeci bir anlayışla Yunanistan’ın üzerine kara bulut gibi çöktü. Yunanlılar, AB baskısı altında soluk alamaz oldu. AB’nin alacaklı olarak küstah tavrı, Yunan halkının onurunu kırdı. Umutlarını tüketti. Özellikle kuzeyli varsıl ülkelere karşı nefret tohumları ekti Yunan yurttaşlarının beyninde ve yüreğinde. Ülkenin dış borcu, yıllık GSMH’nin neredeyse iki katına çıktı. Bu denli yüksek bir borcun ödenmesi olanaksız.

Radikal Sol Birlik (SYRİZA), dış borçların haksız olduğunu ve iktidar olduklarında dış borçların önemli bir kısmını ödemeyeceklerini açıkladı. Ulusal egemenliğin öneminden söz etti. SYRİZA Genel Başkanı Aleksis Tsipras, AB’nin varsıllarına: “Bugüne kadar onlar çaldı, biz oynadık; şimdi biz çalacağız, onlar oynayacak.” diyerek Avrupa emperyalizmine karşı bağımsızlığı öne çıkardı.

SYRİZA, yoksulları sahiplenen ve onların durumlarını düzeltecek bir ekonomik program sundu topluma. Özelleştirilen birçok kurumun devletleştirileceğini açıkladı. Özellikle banka, hastane, iletişim kuruluşlarının devletleştirileceğinin söylenmesi ilgi çekicidir. Laikliği öne çıkardı. Dinin devlet işlerinden soyutlanması gerektiğini savundu. Varsılların vergilerinin artırılacağını, yoksulların ise vergilerinin azaltılacağını söyledi Tsipras. Özellikle milletvekillerine sağlanan ekonomik, sosyal ayrıcalıkları ortadan kaldıracaklarını söyledi SYRİZA.

NATO karşıtı bir söylem söz konusuydu. Yunanistan’ın silahlanma harcamalarının düşürüleceği açıklandı. Yurtdışındaki Yunan askerlerinin geri çağrılacağının altı çizildi.

Yunanistan seçimlerinde halk, siyaset anlayışına “Dur!” dedi. Neredeyse üç kuşaktır sürmekte olan Papandreu ve Karamanlis ailelerinin yine bu ailelerin çevresinde toplanmış siyaset oligarkları politik yaşamdan silindi.

Yunanistan seçimlerinin en dramatik sonucunu sosyal demokratlar yaşadı. Yıllardır sağ liberal politikaları uygulayan PASOK ve Sosyalist Enternasyonal’in başkanlığını yürütmekte olan Yorgo Papandreu’nun partisinin toplama oyları çok aşağılarda. Papandreu’nun partisinin yüzde üçlük barajı aşamaması ilginçtir.

SYRİZA’nın koalisyon ortağı olarak sağcı Bağımsız Yunanlılar Partisi’ni (ANEL) seçmesi anlamlıdır. Oysa birçok kişi, koalisyon ortağı olarak PASOK ve komünistlerin olabileceğini düşünmekteydi. ANEL’in hükümet ortağı olmasının nedeni, bu sağ partinin de AB politikalarına karşı ulusal egemenliği savunmasıdır. Bu arada ANEL’in Putin’le yakınlığını da belirtmek gerek.

            Yunan halkı “Ne AB ne ABD, bağımsız Yunanistan!” dedi seçimlerde. Emperyalizme karşıt bir seçeneği hükümete getirerek Yunanistan, yeni ittifakların da yolunu açtı. Darısı emperyalist sömürünün cenderesinde inleyen diğer ülkelerin başına.
                                                           Adil Hacıömeroğlu
                                                           26 Ocak 2015




2 yorum:

  1. AB üyeliğinde Yunanistan , ulusal kaynaklarının önemli kesimini sattı ; ekonomik bunalımda , çalışanlarının ücretleri eridi . Çünkü AB sömürüsü '' kaşıkla verip kepçeyle aldı. '' . İktidar ; AB'nin güdümünde , kendi halkını düşünmez oldu. Buna karşın , AB'ye karşı bağımsızlığı öne çıkaran ; AB borçlarının bir bölümünü ödemeyeceğini duyuran ; zenginlerden daha çok , yoksullardan az vergi alacağını belirten ; milletvekillerine tanınan ayrıcalığı kaldıracağını söyleyen SYRİZA , seçimlerin kazananı oldu. Sömürgecilerin güdümündeki partiler eridi . Bu da dünyadaki sömürüye DUR demenin bir örneği olarak , sömürü altındaki ülkeleri yüreklendiren bir gelişimdir. Sn. A. Haciömeroğlu bu konuyu ayrıntılarıyla anlatmış yazısında. Teşekkürler !..
    ÖZGEN KARA

    YanıtlaSil
  2. Bir anayasa değişikliği ile SYRIZA nın Türkiye'de de seçimleri kazanmış sayılması varsayılabilir mi?

    YanıtlaSil