15 Ekim 2015 Perşembe

YÜZ YILLIK YALANIN SONU


Yüz yıldır Türkiye, bir yalan ve iftirayla uğraşmakta. 1915’te Ermenilerin tehciriyle soykırım yapıldığı suçlamasıydı bu.
Her 24 Nisan geldiğinde Türkiye dokuz doğururdu. Neden mi? ABD başkanı ne diyecek? Soykırım olduğunu söyleyecek mi? Avrupa ülkeleri hangi kararı alacaklar? AB, soykırım konusunda ülkemizi sıkıştıracak mı? Bu sorular, böylece uzayıp giderdi. Bu yüzden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını bile doğru dürüst kutlayamazdık.
ABD ve İngiliz emperyalistleri, Türkiye’Yİ sıkıştırıp kuşatmak, güçsüzleştirmek ve Ortadoğu’da istikrarsızlık yaratmak için bir soykırım yalanı uydurdular. Birçok ülke de bu yalana inandı. Ya da çıkarları gereği bu iftira kervanına katıldı. Mazlum bir ulusu, yalan ve iftirayla tutsaklaştırmak içindi bu gayret...
Soykırım yalancıları, 1914’ten başlayarak 1922’ye kadar süren zaman diliminde olan tüm olayları soykırım süreci olarak belirlediler. Yani Kurtuluş Savaşımızı da soykırım olarak nitelediler utanmadan. Sömürgeciliğe karşı kazanılan ilk kurtuluş mücadelesini bu yolla karalamaya çalıştılar. Emperyalistler ve kuklaları, 1922’deki yenilgilerinin öcünü almak için yalana başvurmaktalar. Çünkü Atatürk’ün Cumhuriyet’i, tüm mazlumlara örnek oluşturmakta.
Üzülerek söylemeliyiz ki bugüne dek birçok siyasetçi, devlet yöneticisi emperyalistlerin soykırım yalanına çaresizce boyun eğdi. Türkiye’yi savunamadılar. Türkiye’nin hukukunu korumak yerine, yalanları gerçekmiş gibi kabul etmeye başladılar. Kimi zaman da utangaç, çekingen bir tavırla susmayı yeğlediler. Birçok sözde aydın, emperyalizmin yalancılar korosunda yerlerini aldılar.
Emperyalist ülkeler soykırım yalanını yaymakla kalmadılar, yalana karşı gerçeği savunanları cezalandırmayı eklediler yasalarına. Bu, düşünce özgürlüğünün ortadan kaldırılması demekti. Daha açık bir dille söylersek herkesi yalanı savunmaya mecbur bırakmaktı amaçları. İşte, Doğu Perinçek buna isyan etti. Düşünce özgürlüğünün yanında oldu.
AİHM’in verdiği karar bir utkudur Türkiye için. Bugün tarihi bir gündür. Sayın Perinçek bu utkuyu Mehmetçik’e armağan etti. Mehmetçik siperde yüz yıldır... Kime karşı? Emperyalizme karşı... Perinçek, AİHM savaşını kime karşı verdi? Emperyalizme karşı... İşte, Mehmetçik ile Doğu Bey’i aynı noktada, aynı safta buluşturan budur. Emperyalizmle savaş...
AİHM, bugün verdiği kararla yalnız Türk yurttaşlarına değil, Avrupalılara da düşündüğünü söyleme özgürlüğünü tanıdı. Sayın Perinçek, AİHM’de tüm insanlığın yalana karşı gerçeği söyleme hakkını savundu.
AİHM kararıyla hem Ermenistan yurttaşları hem Türkiye’deki Ermeniler hem de diaspora Ermenileri büyük bir baskıdan kurtuldular. Emperyalist dayatmalarla Türkiye’ye düşmanlık etme çıkmazından kurtuldular.
Ülkemizde gereksiz işlerle, kayıkçı kavgalarıyla halkı uyutan politikacıların Doğu Perinçek’ten öğreneceği çok şey var. Yeter ki öğrenmek istesinler. Yapacakları tek şey vatanı, milleti kayıtsız koşulsuz sevmeleridir. Bir de Atatürk’ü kılavuz edinmeliler...
                                                           Adil Hacıömeroğlu
                                                           15 Ekim 2015


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder