26 Ocak 2016 Salı

ÇARŞAFA DOLANAN YCHP


YCHP’nin 35. Olağan Kurultayı, 16-17 Ocak 2016’da yapıldı. Her kurultay öncesinde olduğu, gibi bu kurultay öncesinde de bazı tartışmalar yaşandı. Günler öncesinden Kılıçdaroğlu’na karşı çıkacak adaylar cılız bir sesle konuşuldu kamuoyunda. Genel başkanlığa kimlerin aday olacağıyla pek ilgilenmedi YCHP’nin kurultay delegeleri.
Kurultay delegelerini asıl ilgilendiren şey, parti meclisi seçimlerinin nasıl yapılacağıydı. Bu nedenle günlerce parti meclisi seçimlerinin blok mu, yoksa çarşaf listeyle mi olacağı tartışıldı. Gerek televizyon ve gazetelerde gerekse sosyal medyada asıl tartışılan konu buydu. Her kurultay öncesinde olduğu gibi parti meclisi adayları ve delege ağalarının düzenlediği yemeklerde hep bu konuşuldu. Blok mu, çarşaf mı?
Çarşaf liste, partinin demokrasiden yana olduğunun bir göstergesi kabul edildi. Demokrasinin ancak çarşaf listeyle olacağı algısı, herkesin belleğine yerleştirilmeye çalışıldı. (Bu arada çarşaf listenin demokratik bir yarışın olması için son adım olacağını söyleyelim. Ancak bu konunun her şeyin önüne geçmesinin bir anlamının olmayacağını da belirtelim.) Oysa kurultay, faşist partilerde bile görülmeyecek biçimde anti demokratik bir genel başkan seçimiyle başladı. İkide bir 12 Eylül anayasasına karşı çıkarak demokrasicilik oynayan YCHP demokrasi aşığı(!) yöneticileri, Evren Paşa’ya rahmet okutacak bir demokrasi dışılıkla genel başkanını seçti. 12 Eylülcülerin genel seçimlerde partilere koyduğu yüzde on barajı, YCHP’nin genel başkan seçiminde de aynen vardı. Bu durum, göstermelik demokrasi savunucularını suçüstü yapmakta.
YCHP’nin AB ve ABD’ce demokrasi(!) şurubu içirilmiş kurultay delegeleri, Kılıçdaroğlu sever kimi üyeleri çarşaf listeden başka bir tartışma yapmadılar. Oysa ülke yangın yeri… Türkiye, tarihinin en büyük iç ve dış saldırısıyla karşı karşıya. ABD-İsrail, PKK ve FETÖ aracılığıyla Türkiye’ye savaş ilan etmiş, her gün vatan evlatları şehit olmakta. AB üyesi bazı ülkeler bu saldırıyı açıkça desteklemekte. Türkiye, bölünmeyle karşı karşıya… Ama YCHP Kurultayı öncesi gündemde değil, vatanın bütünlüğünün ve ulusun birliğinin tehlikeye girmesi. Ne yazık ki bu saldırının farkında bile değil birçok YCHP yöneticisi. Tek dertleri çarşaf liste…
Türkiye’de üretim bitmiş. Liberal politikalarla ülke birikimleri çarçur edilip bir avuç kan emicinin kesesini doldurmuş. İşsizlik almış başını gitmekte. Nüfusun neredeyse üçte birine yakını yoksulluk sınırında yaşamakta. Kimin umurunda? Varsa yoksa çarşaf …
Cumhuriyet yıkılmış. Laiklik yok edilmiş. Eğitim, Ortaçağ koşullarının bile gerisine düşmüş. Atatürk’e saldırılar her geçen gün artmakta… Hatta YCHP’li bir vekil bile TBMM’deki odasında bulunan Atatürk resmini “Yeni şeyler söylemek lazım.” diyerek indiriyor birçok kişinin gözleri önünde. Tıpkı AKP ya da PKK’lılar gibi… Kimin umurunda? Kurultay, bu vekilden hesap sormak yerine, onu parti meclisine seçerek ödüllendirmekte. Atatürk’ün kurduğu partide, Atatürk’e saygısızlık yapan kişi başköşeye oturtuluyor. Kurultayın gündeminde yok bu konu. Bir kişi çıkıp da bu densizliği/saygısızlığı kurultay kürsüsünden dile bile getirmiyor. Neden mi? Önemli olan çarşaf… Ne varsa gizli kapaklı olan çarşafa dolar, sarıp sarmalar halkın gözünü demokrasi ile boyayıp Cumhuriyet yıkıcılığında AKP-PKK ile kol kola yürürüz, düşüncesinde YCHP’liler. Tabi burada, AB ve ABD’ye şirin görünme yarışı da gözlerden kaçmamakta.
“Anayasa değişikliği, başkanlık sistemi, özerklik…” konuları gündemde… Bu yolla Cumhuriyet’in köküne kibrit suyu dökülmek istenmekte. Ama YCHP Kurultayı bunları tartışmamakta. Delegeler, ülkenin geleceği için yaşamsal olan bu konuları yöneticilerine sormamakta kurultay kürsüsünden… Tek kurtuluş çarşafta… Herkes bir yakınının parti meclisine girmesi için uğraşmakta… İktidar olmaktan umudunu kesen YCHP delegesi, 2019 yerel seçimlerinin peşinde. Bu seçimde, bir yere kapağı atmak için çabalamakta… Kişisel kurtuluşu, toplumsal kurtuluşun önüne koyanların başarıya ulaşması olanaklı mı? Ulaşsa bile bu tür bir anlayışın Türkiye’ye bir yararı olur mu?
YCHP’nin 35, Kurultayı, yayımlanan sonuç bildirisi (Bu konu ayrı bir yazı konusudur.), topluma verilen iletiler ve yönetimde görev alan kişiler değerlendirildiğinde CHP’yi feshetme toplantısıdır. CHP’nin Atatürk’ten, Cumhuriyet’ten, altıoktan, tarihten koparılma kurultayıdır bu. YCHP tam bağımsız Türkiye ülküsünü bırakarak ABD ve AB denetimini yeğlemiştir.
YCHP, günlerce parti meclisi listesi blok mu, çarşaf mı olsun derken Türkiye’yi, tarihsel görev ve amaçlarını unutmuştur. Kurultay çarşafa dolanarak AKP-FETÖ-PKK’nın yanına, ABD’nin kucağına yuvarlanmıştır.
 Eee, başka ne diyelim ki? Vatan savaşımı her şeye karşın sürmekte… 1919 ruhu, çoban ateşi örneği alev alev yanmakta ulusun yüreğinde… Bu ateşi de söndüremezsiniz ya…
                                                                       Adil Hacıömeroğlu
                                                                       26 Ocak 2016




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder