7 Ekim 2016 Cuma

FETÖ’NÜN KADROLU KIŞKIRTICILARI 3

         
Havuz medyasının lider gazetesi Sabah’tan Kemalistlere saldırı başlatıldı. Yani Ergenekon, Balyoz tarzı tutuklamaların olmasını istemekte FETÖ’nün kadrolu kışkırtıcıları. Basında, Kemalizme saldırı başlatılır da Rasim Ozan bu saldırganlara katılmaz mı? Katılır tabi ki... Ergenekon, Balyoz sürecinde suçsuz yurtseverleri linç etme görevinin en öndeki aktörüydü ROK. Bu görevin karşılığı olarak da kat, yat, yalı sahibi olmuştu genç yaşta.
Kütahyalı, Sabah’taki köşesinde yayımlanan “Abdülhamit Lozan ve eski rejim” başlıklı (Alıntılardaki yazım ve noktalama yanlışlarını düzeltmiyorum ki, bu köşelemecilerin Türkçe konusundaki sefaletlerini herkes görsün.) yazısında FETÖ’yü koruma ve kollama korosuna katılıveriyor.
ROK, öncelikle okullarda Osmanlıca dersinin konmasını istemekte RTE’den. İşi biliyor liberal tosuncuk. AKP ve RTE’yi Osmanlıca duyarlığından yakalıyor. Olaya damardan giriyor. Cumhuriyet yıkıcılığını Osmanlıca üzerinden başlatıyor.
“Abdülhamit ya da Lozan Dönemi’ni adam gibi tartışmak istiyorsa Türkiye, o zaman o dönemin dilini ve harflerini bu ülkenin yeni nesillerine öğretmek zorundadır...” demekte ROK. Sözü edilen dönemlerle ilgili onlarca kitap, makale yazılmış. Araştırmacılar neredeyse tüm yayınları didik didik taramışlar. Doktora ve yüksek lisans öğrencileri onlarca tez hazırlamışlar konuyla ilgili olarak. Ama nedense Kütahyalı’nın bunlardan haberi yok! Lozan’la ilgili tek ve en güvenilir belge antlaşmanın birebir çevirisidir. Prof. Seha L. Meray’ın Lozan kitabı okunduğunda tartışmaya gerek olmadığı anlaşılır. Ama ne yazık ki siyasetçisinden gazetelerdeki köşe tutuculara değin kimse Lozan’ın aslını okumamış. Okumadıkları bir konuda uydurma söylencelerle konuşmaktalar ne yazık ki.
Ey Kütahyalı, Lozan’ı anlamak için Osmanlıca öğrenmene gerek yok! Zahmet et, al Seha Hoca’nın Lozan kitabını bilgisizliğini az da olsa gider. Tabi, okuma-yazman varsa...
ROK: “Çok şükür ki o berbat eski rejim dönemini aştık. FETÖ ne kadar iğrenç bir örgütse o askeri vesayet rejimi de o kadar iğrençti...” diye sürdürmekte sözlerini. Rasim’in “berbat eski rejim” dediği Cumhuriyet... Ey Rasim, o Cumhuriyet öyle bir erdemli rejimdi ki kalemini üç kuruşa satan kişiler utancından sokağa bile çıkamazdı. Hele emperyalizme uşaklık edenler adam yerine konmaz, selam bile verilmezdi onlara. O “berbat rejim” dediğin Cumhuriyet’i, “İğrenç örgüt” dediğin FETÖ ile el birliğiyle yıktığınızı ne çabuk unuttun. FETÖ’nün yalanlarını ekran ekran gezip yayan sen değil miydin? FETÖ kumpaslarını Sahneleyen FETÖ ekibinin medyadaki linç ekibin en önünde değil miydin sen? FETÖ yalanlarını yaymak için kazandığın yeşil dolarlarla dünyalığını kurduğunu ne tez unuttun? O “İğrenç örgüt FETÖ” sayesinde iğrenç paralarla servet yapan kimdi? Şimdi kalkıyorsun Cumhuriyet’le FETÖ’yü bir tutarak FETÖ’yü aklamaya çalışıyorsun. Ne de olsa borçlusun FETÖ’ye... Bu yolla borcunu ödemek istiyorsun!
Gelelim “askeri vesayet rejimine”... FETÖ ile “askeri vesayet rejimi” dediğin Cumhuriyet’i aynı kefeye koyman ya bilgisizliktendir ya da FETÖ’yü, yani eski yol arkadaşlarını koruma gayretindendir.
Ne de olsa FET’cüler Rasim’in eski dostları... Eski dost, düşman olur mu hiç? “Askeri vesayet rejimi” diyerek Cumhuriyet’i hedef gösterip FETÖ’yü kamuoyunda ikinci plana itersin... Cumhuriyet’e, Kemalistlere, ulusalcılara var gücünle abanırsın... Böylece de FETÖ’yü unutturursun. FETÖ soruşturmalarının sana kadar gelmesini engellersin öyle mi? Hele FETÖ bankasından aldığın yüklü kredi var ya Rasim, bu unutulacak gibi değil.
“Bu ülkenin kendi halkıyla kavgalı bir kurucu devlet ideolojisi vardı.” demekte Kütahyalı. Evet, “kurucu devlet ideolojinin” bir kavgası var, ama halkla değil. Bu kavga; emperyalizmle, Ortaçağ artığı feodalizmle, Allah ile aldatanlarla, emperyalizmin uşağı liberallerle, kalemini satanlarla, çanak yalayıcılarla, “iğrenç örgütlere” alet olanlarla, vatanına ve milletine ihanet edenlerle, gündüz külahlı gece silahlı gezenlerle... Ey Rasim, sen hangi taraftasın? “Kurucu devlet ideolojisinin tarafında olmadığını biliyoruz. Haydi, söyle bakalım yaşamında bir kez olsun cesaret göster, doğruyu deyiver.
ROK, sıkıştı. Kurtuluşu Cumhuriyet’e saldırmakta, Kemalistlere yeni kumpaslar kurmakta aramakta. Türk Milleti, dostunu da düşmanını da unutmaz. Hele Rasimgilleri hiç unutmaz. Kalemini, üç kuruşa namerde satan FETÖ kışkırtıcılarına milletin söyleyeceği bir şeyler vardır. Bekleyelim, görelim...
                                                                       Adil Hacıömeroğlu

                                                                       6 Ekim 2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder